·416 syf.····Okunma: 03 Aralık 2025 14:00 Lizbon’a Gece Treni’ni okurken ilk dikkatimi çeken şey, kitabın konusunun kesinlikle klişe olmamasıydı. Hatta oldukça farklı ve biraz da marjinal bir hikâyesi var. Bu özgünlük beni başlangıçta gerçekten motive etti ve merakla okumaya devam etmemi sağladı.
Kitapta en çok hoşuma giden ve beni en çok içine çeken kısımlar ise Prado’nun kitabındanki alıntı kısımları oldu. Bu bölümler hem daha duygusal hem de daha anlamlıydı. Hatta kitabı bitirmemdeki en büyük etken bu notlar oldu.
Benim için en büyük problem, romanda geçen çok fazla yabancı isim olmasıydı. Karakterleri akılda tutmak zorlaştığı için sık sık “Bu kimdi?” diye geri dönmek zorunda kaldım. Bu da hikâyeyi yer yer kopuk bir hale getirdi.
Genel olarak, konusu çok ilginç ve özgün olsa da, uzunluğu ve karakter karmaşası yüzünden beni tam anlamıyla içine çekemeyen bir okuma deneyimi yaşadım.
Bu kitabı, popüler diye okuyup anlam veremediğim diğer kitaplarım gibi rafa kaldırdım. Beklentimi karşılamadı…