·310 syf.····Okunma: 03 Aralık 2025 15:41 Yer yer güldürdü. Sürükleyiciydi. Fakat bu öyle bir sürüklenmeydi ki sürekli önüme çıkan engellere toslayarak - bir ileri bir geri giden tarihlere ayrı, uyaklı yazılacak diye kısır bırakılan anlatıma, zihinde yarım kalmışlık hissi bırakan cümlelere/paragraflara ayrı, birkaç sayfa öncesinde gerizekalı iması yapılan karaktere birkaç sayfa sonra zeki denmesi gibi yersiz tutarsızlıklara ayrı tosladım- bilişsel sızlama ile hedefe varmaya çalıştım roman boyunca. Hedef de hedef olsa. Antika Titanik'i de beğenmemiştim fakat Murat abi daha kötüsünü (bana göre kötü) yazamaz diye düşünmüştüm ancak sağolsun yazmış. Dehşet Bey filminin de onun kaleminden çıktığını öğrendiğime göre her an kendime bir daha Murat Menteş okumamak için söz verebilirim. Halbuki nasıl hayranıydım yazdıklarının on sekiz yaşımda. Yenişafak'ta haftada iki kere köşe yazısı çıkardı. Sırf onun yazıları için gazeteyi alır, onun köşelerini kesip, kıymetli alıntıların olduğu defterimde ona bir imparatorluk inşa ederdim. Rüyalarımda onunla düşmanlardan kaçardık. "Dublörün Dilemması" ve "Korkma Ben Varım" aşkına, selam olsun "Garanti Karantina"ya. Murat Abinin kalemine acil şifalar dileyerek...