·177 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Aralık 2025 00:00 Kitaba bayıldığımı söylemek istiyorum öncelikle.Ben zaten Stefan Zweig kitaplarına bayılıyorum hepsi ayrı bir duyguyla dolup taşıyor.Bu kitapta da aynı şekilde çaresizlik duygusunu iliklerime kadar hissettim.Yazım dili zaten çok güzeldi.Sürükleyici bir hikayeydi özellikle de sonları çok sürükleyiciydi.Çok değerli bir eserdi.Keyifle okudum.Şimdi konusundan bahsedeyim.
Clarissa’nın hayatını okuyoruz başta kısaca okul yıllarını kişiliğini arkadaşlıklarını.Sonra doktor Silberstien’ın yanında sekreter olarak işe başlıyor sonra bir görevi sırasında Leonard isminde bir adama aşık oluyor.Clarissa kendini daha önce bu adamın yanında olduğu kadar güvende mutlu ve huzurlu hissedememiş.Ruh eşini bulduğu için çok seviniyor.Clarissa’nın babası da askeriyede büyük bir konuma sahip sanırım subaydı bir de kardeşi var.Bir gün 1.Dünya Savaşı’nın başlayacağı ilan ediliyor Leonard da Fransız Fransa cephesine asker olarak çağrılıyor.
Avusturya ve Fransa da düşman o zamanlar ve Clarissa’nın babası da Leonard’la olduğunu bilmiyor.Leonard askere gitmek zorunda oluyor çünkü cepheye çağrılıyor.Clarissa ile yolları böylece ayrılıyor Clarissa çok üzülüyor çünkü ondan başka kimsesi yok.Avusturya’ya dönünce hastanede çalışıyor ve bir gün hamile olduğunu öğreniyor.Olaylar bu şekilde ilerliyor.Bu kitabı aşırı beğendim çünkü hem savaşın zalimliğini hem de insanların hayatını nasıl da esir aldığını ve mahvettiğini gösteriyor.Aşırı etkileyiciydi.Clarissa’nın çaresizlik hissi o kadar güzel yazılmıştı ki daha iyi anlatılamazdı.Clarissa’nın savaştan dolayı hayatının nasıl da darma dağan olduğunu okuyoruz.Okuyun okutturun şahane asla pişman olmazsınız.