·76 syf.····Okunma: 03 Aralık 2025 17:44 Andrey Yefimiç hayatı boyunca her türlü acı ve adaletsizliği, geçici ve bastırılması gereken bir duygu olarak gören başhekimdir. Hastanenin başhekimi olmasına rağmen, kurumun durumuyla, özellikle Altıncı Koğuş'un berbat koşullarıyla ilgilenmez. Daha sonra Altıncı Koğuşta tanıştığı İvan dimitriç ise müeddep fakat deli diye yaftalanıp koğuşa hapsolmuş bir karakterdir. İvan dimitriç, Andrey Yefimiç'in stoacı felsefesinin saçmalık olduğunu savunur. İki zıt felsefenin temsilcisi bu iki karakterin sohbetleri, hikâyenin ve eserin temel felsefi çatışmasının merkezini oluşturur. Fakat sonradan Andrey Yefimiç'in hayatı git gide daha da kötüye gider ve stoacı felsefesi de git gide söner.
Toplumsal eleştiri bakımından da çok güçlü bir kitaptır.
Toplumun 'deli' olarak nitelendirildiği kişilerle iletişim kurunca aynı şekilde sizinde deli olarak yaftalanabileceğiniz bir anlatım vardır.
Kitapta altını çizdiğim yerler;
"Istırabı dışlamak hayatı dışlamak gibidir, zaten insan hayatı açlık, soğuk, rahatsızlık hissinden ve Hamlet gibi korkunç ölümlerden ibarettir."
"Acı çekmeyi reddediyorsun fakat parmağını kapıya çarpsan avaz avaz bağırırsın."