Hem hikaye anlatma tekniği hem Doğu ve Batı sanat anlayışlarının karşılıklı ve bir arada anlatılması ile tam bir post-modern tür örneği olan eserin hikayesi 1593 yılı Osmanlı'sının 3.Murad döneminde geçer.
Padişah tarafından İslam Medeniyetinin ortaya çıkışının tam bininci yılında hazır olması ve Batılıların Osmanlı Devleti'nin gücünün farkına varması istenen kitap için Enişte Efendi isimli zat görevlendirilir. Enişte efendi de yanına Ünlü Nakkaşlardan takma isimleri Zeytin, Leylek, Kelebek ve Zarif efendiyi alır. Eser, kitap çalışmaları esnasında öldürülen Zarif efendi cinayeti ile başlar ve katilin kim olduğu bilinmemektedir. Kocası savaşa gitmiş ve dört yıldır dönmemiş olan Enişte Efendinin kızı Şekure ile iki yetimi Orhan ve Şevketin hikâyesi de kitabın serüveni ile bağlantılı şekilde paralellik gösterir.
Şekureye çocukluğundan beri aşık olan ve 12 yıl önce reddedildiği için gönüllü sürgüne giden Teyzesinin oğlu Kara, Enişte Efendi tarafından kitap çalışmalarına yardımcı olsun diye çağrılır ve Kara'nın gelişi ile birlikte hem Şekure ile olan aşkları, hem de Zarif efendiden sonra öldürülen Enişte Efendinin katilinin bulunması süreci detaylı bir sekilde ve her bir karakterin kendi ağzından anlatılır ki, romanı dönemdaşlarından ayıran şey de bu olur.
Eserde katilin kim olduğu hakkında ipuçları verilse de son düzlüğe kadar anlaşılmaz. Okumayanlar veya okumak isteyenler için Spoiler vermemek adına kim olduğunu söylemeyelim.
Eser başta bi aşk hikayesi gibi gözüküyor olsa da aslında polisiye tarzda bir tür ve yazım dili, anlatıcı kişinin sürekli değişmesi, Doğu Medeniyetleri ile Frenk usulü sanatsal çalışmaların farklılıkları; aşk, cinayet, sadakat ve psikolojik tahlillerin bir arada verilmesi sonucu tam bir post-modern tür örneği.
Yer yer sıkıldığım olsa da genel anlamda okumaktan zevk ve keyif aldığımı belirtmeliyim. Bol bol erotik öğelerin de bulunduğunu ve yetişkinlere yönelik bir eser olduğunu da ekleyelim.