8/10
·424 syf.··
2025 29. kitabı
Gurur ve Önyargı. Kitabın adından, yazarın kadın olmasından ve eserin klasik olmasından aslında konusuna ve nasıl bir eser olduğuna dair bayağı bir çıkarım yapıyorsunuz ama merak da ettiriyor. Komedi filmine güleceğini bilerek gidip gülüp gelmek gibi. Kitap bir eğlence vaat etmiyor haliyle. İlk yarısı oldukça yorucu, çünkü karakter sayısı fazla olmasa da her karakterin adının sürekli değişmesi sinir bozuyor. Yazarın dili zaten çok sade değilken, dolaylı anlatıma sıkça başvururken, bir de sürekli buna dikkat etmek yoruyor insanı. Burada bi araya girip yayınevine ve çevirmene kızmak istiyorum. Yazar bu şekilde yazmış olabilir kitabı. Siz çevirirken aslına neden bu kadar sadık kalma gereği duydunuz ki. Biraz da okurun işini kolaylaştırsaydınız keşke. En basit örnek: Sürekli Mr. Darcy diye bildiğimiz adam bi bakıyorsunuz Fitzwilliam olarak karşınıza çıkıyor "Bu kimdi şimdi" diye kalıveriyoruz okurlar olarak. Mr. ve Mrs. Kısaltmaları da aynı şekilde. Türkçe çeviri yaparken neden bay ve bayan kelimelerini kullanamazsınız mesela buna da ayrı kızdım. İki kelime birbirlerine çok yakın olduğu için hızlı okuma sırasında kim kadın kim erkek sürekli karıştırıp yavaş yavaş okumak zorunda kaldım. Tabi biraz monolog olacak bunlar. Bu satırları kimsenin okuyacağını veya kaale alacağını sanmıyorum ama içimi dökmeden de duramazdım. Çevirisini çok sevdiğim İş Bankası yayınlarına hiç yakıştıramıyorum böyle hataları. Kitaba dönecek olursak. Tam bir klasik eser. Adından da anlaşılacağı üzere en kaba şekilde özetle gururu ve önyargısı yüksek karakterlerin bu baskın özelliklerinden kaynaklı hayatında yaşadığı değişiklikleri, pişmanlıkları, sonrasında yaşadığı değişimleri, dönüşümleri anlatıyor. SPOİLERRR Baş karakter Elizabeth kardeşlerinin aksine zeki, gözü açık ve kendisini erkeklere şirin gösterip onların gönlünü kazanmaya çalışmayacak karakterde biridir. Ailesi ve kardeşleri bu karakterde olmayıp neredeyse tek gayeleri zengin ve soylu bir eş bulup onunla evlenmektir. Bir davette rast geldiği son derece zengin ve soylu biri olan Mr. Darcy gerek kibrinden, gerek gururundan kendisine eş adayı olarak gösterilen Elizabeth'i hiç beğenmez. Bunları duyup kendisine tam bir gurur ve kibir abidesi izlenimi verdiği için Elizabeth'te de çok ciddi bir önyargı oluşturur. Ama zamanla olaylar gelişir, köprünün altından çok su akar ve hopp karakterlerimiz birbirlerine aşık olur. Aslında neler olacağı o kadar kestirilebilir ki nerdeyse hiçbir sürpriz yok. Ama buna rağmen sıkıcı değil. Çünkü yazar, güçlü kalemiyle, kelimelerin gücünü kullanarak bu basit olayları en etkileyici şekilde anlatıyor. Hani sinemada da sıkça olur ya. Çok basit bir olay vardır ortada ama yönetmen öyle bir anlatım tekniği kullanır ki, diyaloglar kalitelidir, sahne geçişleri kalitelidir, çok fazla cut yapmaz ve gözünüzü yormaz; çivilenirsiniz ekrana, sonuna kadar bir şekilde götürür. Gurur ve Önyargı da tam olarak böyle bir eser dostlar. Şöyle bir konuyu berbat bir şekilde de anlatabilirdi. O zaman Ozan Yılmaz olurdu işte:) Ama Jane Austen olduğu için yüzyıllar geçmesine rağmen bugün hala popülerliğini koruyabilen bir eser. Altını çizdiğim çokça cümle olsa da yazıyı fazla uzatmayayıp kitabın sonunda Elizabeth'in Darcy'den kendisine neden ve nasıl aşık olduğunu anlatmasını istediği, o anlatamayınca sazı eline alıp kendisinin anlattığı o güzel pasajı aktarayım. "Gerçek şu ki, kibarlıktan, uysallıktan, telifsiz yakınlıktan bıkmıştım. Sadece sana kendini beğendirmek için konuşan, bakan, düşünen kadınlardan sanmıştın. Gerçekten dost canlısı olmasaydın benden bu yüzden nefret ederdin; ama kendini gizlemek için girdiğin sıkıntılara rağmen duyguların her zaman soylu ve adildi;i çinden, sana öyle ihtimamla kur yapan kişileri küçümsüyor dun. Aslında benim hiçbir iyiliğimi görmedin...ama aşık olunca kimse bunu düşünmez." Ne kadar etkileyici değil mi? Son derece basit şeyler söylüyor aslında ama bu kelimeleri bu sırayla bir araya getirip konuşabilmek, dili basit ve etkili kullanmak tam olarak bu. Hoş kadınlarda genel olarak var bu zaten ya neyse :) Yazar da sanki" Kim demiş kadın yazarlar klasik eser yazamaz diye." dercesine yazmış sanki bu eseri:) Demek ki oluyormuş. Nadir de olsa:) Evet yine uzattım farkındayım. Kapatıyorum canlar sakin olun:) Özetle, ilk yarısı yazının başında söylediğim sebeplerden ötürü sabır isteyen, ikinci yarıda akıp giden çok güzel olan bu eseri kadın erkek herkese öneririm. Bu aralar hep aynı puanı veriyorum ama yapacak bişey yok neyse o:) 10/8
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202598bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.