Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 14 Mayıs 2023 00:00 Tanpınar'ı okurken kendimi hep bambaşka bir hissiyatla, bambaşka bir zamanın içinde bulurum.
Onun satırları beni huzurlu bir sükûnete sevk eder. Yaşama hazzı, saadet hülyası sarar benliğimi. Eski İstanbul semalarının büyülü ışıkları altında, kulağımda o zamanın musikisi ile gezintiye çıktığımı tahayyül ederim hep. İstanbul betimlemeleri öyle tesirlidir ki, sıcak bir buse kondurur âdeta. Dil ve anlatımını sevdiğim yazarlardan biri ve hissettirdiği yüksek edebi zevki ancak bu kelimelerle anlatabilirim. İşte Mahur Beste de bu eserlerden biriydi.
Tanpınar, üç romanını kendi içinde "nehir roman" olarak değerlendirmiştir ve bunlardan ilki Mahur Beste'dir. Nehir roman ise tek başlarına okunabilecek nitelikte olup, ortak bir özellik etrafında toplanmış romanları ifade eder.
Romanda olay örgüsünün olmaması göze çarpan ilk özellik. Kitap; İlmiye sınıfına mensup olup birbirinden çok farklı karakterlere sahip olan kişiler üzerinden fikirlerinin aktarılması üzerinden ilerliyor. Bu kısa roman kurgusal nitelikte olup II. Abdülhamit döneminin toplumuna yoğunlaşmış. Medeniyetin değişmesi sonucu toplumun yaşantısı, toplumsal çatışma, garp ve şark çatışmasının etkileri karakterlerin düşüncelerine yansıtılıp geniş bir bakış açısı ile sunulmuş.
Eski türkçe kelimelerin fazlalığı sebebiyle kalemi ağır bir yazardır Tanpınar. Bunun yazara özgünlük kattığını ve okuma şevkimi fazlasıyla yükselttiğini düşünüyorum. Tanzimat dönemi ve Cumhuriyet dönemi arasında sıkışmış yazarların dil ve anlatımlarının ağır olması ortak özelliklerinden biri. Ne yazarsa yazsın okurum dediğim ve bu yüzden önermekten asla vazgeçmeyeceğim yazarların başında geliyor.