·560 syf.····Okunma: 04 Aralık 2025 19:53 Yani ne desem bilmiyorum. Kitabı sevdim, nefret etmedim. Gayet akıcıydı, karakterler sevimliydi (Waylay favorim oldu) ama…
Hikaye sonlara doğru bayatlaştı. Bu kitaba 400 sayfa yeterliydi aslında. Yazar sırf uzatmak için yazmış. Karakter derinliği sıfır. Tamam minnoş karakterler, aile gibi hissettiriyor vs ama ana karaktere olan sorgusuz sualsiz yaklaşım çok “masalsı” hissettirdi. Gerçek hayatta sevdiğimiz insanlar bizi yeri gelir hayal kırıklığına uğratır, yeri gelir ağlatır ama bunlara rağmen onları seversin, o yüzden değerlidirler. Kitapta herkes mükemmeliyet abidesi, herkes ana karakter kadına tapıyor çünkü o bir melek…
Geçelim efendim bunları.
Böyle hayattan hikayeleri hayatın gerçeklerinden ilhamla okuyalım. Karakterler yeri gelsin kötü olsun yeri gelsin kırsın batırsın yeri gelsin sevsin tapsın ama gri bölgede kalsın. Knox kitap boyunca kıza bir kere hakaret etti ondan sonra da… neyse spoi vermeyelim ama komikti yani. Yazarın olayları birbirine bağlama becerisi çok acemice.
Fantastik değil de bu tarz kurguları yazabilmek beceri gerektiriyor cidden onu anladım. Yani okuduk okuduk da ehhhh oldum yani. Sıkma yazar sıkma. Gerçekçi ol. Hikayeyi griftleştir. 30 tane yüzeysel değil 10 tane derinlikli karakter yaz ama yaz yani.
Kitabı bu kadar eleştirdim ama nefret etmedim ya (ne kadar inanırsanız artık). Severek okudum. Ha edebi eser mi, değil. Vakit geçirmelik çerezlik.
Son olarak çevirmenin kitap boyunca verdiği özenilmiş dipnotlara bayıldım. Amerikanvari birçok şeye atıf yapılmış ve çevirmen bunların anlamını bizden mahrum bırakmamış, ayrıca emeğine sağlık. Çeviri de gayet iyiydi.
Sonuç olarak fena değil, okunur. Ama illa satın alınmalı mı, soru işareti.
Başlayanlara şimdiden keyifli okumalar!