Gönderi

1+1=11 2-1=0
Aşkın matematiği yoktur; ama her ilişkinin kendi görünmez denklemi vardır. Bazen iki insan öyle yan yana durur ki, ortaya sadece bir "biz" çıkar. Birinin nefesi diğerine dokunur, birinin sessizliği diğerini güçlendirir. İşte 1+1=11 dediğimiz şey tam olarak budur: Birleşmek değil, birbirini yok etmeden çoğalabilmek. Psikolojide buna “bütünleşmiş yakınlık" denir; kendi benliğini koruyarak birlikte büyüyebilme kapasitesi, sağlıklı bağların temelidir. Yan yana durmak, erimek değil; birbirine değer verip kendi sınırlarında kalabilmektir. İşte gerçek bağ burada başlar: seni yok etmeden, seni çoğaltan bir ilişki yaratmak. Ama aşkın bir yüzü daha vardır; sessiz, kırılgan ve çoğu zaman fark edilmeyen. Özdemir Asaf'ın 2-1=0'ı işaret ettiği yer burasıdır. Bazen biri gider ve geriye sadece bir kişi kalmaz; ritmi bozulan bir kalp, sessiz kalan bir alışkanlık, yerini bulamayan bir boşluk kalır. Psikolojide bu, bağın kopmasıyla oluşan duygusal yankı, kaybın yarattığı boşluk olarak tanımlanır. Bir insanı kaybetmek sadece yalnız kalmak değildir; bir bütünlüğü, bir düzeni, bir anlamı kaybetmektir. Bu iki denklem birbirine karşı değil; aynı aşkın iki yüzü. Bir yanımız yan yana durmanın verdiği büyüyü hisseder, diğer yanımız eksilmenin ağırlığını. Aşk, psikolojik olarak hem çoğaltır hem eksiltir; fark edebildiğimiz ölçüde bizi olgunlaştırır. Kimi zaman 11'e çıkar, kimi zaman 0'a... ama her defasında, bize kendimizi daha derinden gösterir. Ve belki de en güzel tarafı: Hangi denkleme yaklaştığımızı fark edebilmek, kimle yan yana durduğumuzda çoğaldığımızı görmek, kim yokluğunda eksildiğimizi anlamak... İşte aşkın gerçek matematiği budur.
Aşk
··
189 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.