Hakikat Karşısında Varoluş Tartışmaları
Tanrı ve inanç konusunda insanlık eninde sonunda orta doğu da üretilmiş marka dinlerden hakikatin tek olduğunu anlayarak kurtulacak.
Papaz, imam vb tarikat ve cemaatler örgütlü ilim yayma çabaları adında misyoner dincilik adını ne koyarsanız koyun tümü doğal kaynak soyguncularının kamu malı hırsızlığı adına dini siyasete alet ederek kullandığı toplum uyuşturucu araçlardır.
Hakikat inancı temiz duyunc içinde aracısız ve örgütsüz yaşanır.
Örgütlü inanç sistemleri kötülük üretir.
Dünyanın ne kadar örgütlü ve işbirlikçi madde gücü varsa bir araya gelse bile hakikat karşısında mum gibi erir ve yok olur.
Temsiller hakikati hiçe saymaya devam ederse yanlış tutumdan geri dönüş yapmaz ise aynı akıbeti yaşar.
Dünya savaş tarihi, düşmanlık ve doğal kaynak hırsızlığı tarihi olup hakiki bir yüzleşme yapmak isteyen her insana aynı yanıtı verir.
Cumhuriyet devrimleri ile diyanet o günkü teba toplumun dini ihtiyaçlarını doğru tarihi süreçler içinde bilimsel bir şekilde öğrenilmesi amaçlanmış.
1938 sonrası bir mezhebin kurumsal yapısına bir ruhban sınıfı gibi bir rolü siyasi müdahaleler ile buna alet olarak tarihi misyonunu tamamlamıştır.
İmam diye devlet memuru kadrosu olur mu?
Sayısızca bakanlığın parasından daha büyük kaynak buraya aktarılıyor.
Herkesin sünni mezhepçi olduğuna kim karar verdi de herkesin ödediği vergiler buraya aktarılıyor.
Çağ geçmiş tüm hile niyetleri temizliyor.
Bağırsak temizliği yapanlar Anadolu ve Türk ulusunun üretim ve hizmet araçları ile doğal kaynak talanı yaptıklarını unutturmak için yapmadıkları kötülük kalmadı.
Kötülüğün varlığı artık tartışmaya bile gerek duyulmayacak şekilde bitmiştir.
Önder Karaçay