·248 syf.····Okunma: 05 Aralık 2025 00:36 "Kendi ağırlığımdan daha fazlasını taşıyormuşum içimde."
Selime teyze ve Meltem'in bu ağırlığını dinliyoruz kitapta. İkisi de eksik ikisi de yarım. Selime teyze, çocuklarından dert yanarken Meltem de anne babasından dert yanar. Varken nasıl yok olur sevdiklerimiz?
Kitabı okurken Selime teyzeye ayrı Meltem'e ayrı üzülüyor insan ama kitabı okudukça aslında üzüldüğü kendisiymiş insanın. Kitaptaki her karakter hepimizin hayatında önemli yeri olan kişilerden bir demet sunmuş. Hepsinin penceresinden hayatı anlamaya çalışırken Şermin Yaşar "Dur, anlatmak istediğim bu değil!" diyor ve hep başkalarının penceresinden bakarken kendi pencereni boşluyorsun, penceren kirli, bakımsız kalıyor diyor. Olan olmuş şöyle olsaydı böyle olsaydı demenin kimseye faydası yok. Ne malum şu anki halimizin olacak en iyi halimiz olmadığı?
Kitabı çok sevdim, çok üzüldüm. Şermin Yaşar, hayat o kadar karmaşık ve zor ki dilim sade olsun diyip basit bir anlatım dili seçmiş, bu da her şeyin daha ayan beyan olmasını sağlamış.
Hepimiz, bir yerlerde birilerinin tatlısıyız, kimimiz altı kimimiz beş harfli...