·303 syf.····Okunma: 05 Aralık 2025 18:53 "21.yüzyılın en önemli kitaplarından biri." Bunu da The New York Times'a Juniper Song'un ajansından biri yazdırmış olacak herhalde.
İlgi çekici bir konuyla bu kadar vasat, bu kadar sıkıcı ve bu kadar sıradan bir kitap yazmak her yiğidin harcı değildir tabii, bu konuda kendisini tebrik etmek lazım. 300 sayfalık bir kitabı okuma sürem normalde taş çatlasın bir haftadır, günlerdir elimde sürünüyor.
Kuang'ın kendisini iki karaktere bölüp yazdığında büyük ihtimal hemfikirdir okuyan herkes. Her istediği olmuş nepo-baby Athena Liu da, kendisini bir yazar olarak kabul ettirmeye çalışan hırsız ve çekilmez Juniper Song da Kuang'ın personaları gibi. Eğer gerçekten bu iki karakter de Kuang'ın kendini yansıtma şekliyse çekilmez birisi olduğu kesin. Karakterlerin hiçbir derinliği olmadığı gibi hikayenin de ilk baştaki "Ne olacak acaba?" sorgulatması haricinde (ilk 10 sayfa) tam bir snooze fest. Kitabın sonuna serpiştirdiği unreliable narrator esintisini bütün kitapta koruyabilseydi bir şey çıkardı ortaya belki ama zaten Juniper kendi ikircikliğiyle okuyucunun kendi kafasında oluşması gereken soruları sorup, cevap verip bitiriyor.
Yayıncılık dünyasına bir bakış atmamızı sağlaması kitabın tek artısı olabilir, ama zaten anlattığı şeyleri haftada iki gün sosyal medyaya giren ve kritik düşünebilen biri kendi kendine anlardı.
Herkesin alkış tutmasıyla ve Babel'ı gerçekten beğenmemle başladığım R.F. Kuang okuma yolculuğum yine bir hayal kırıklığıyla devam ediyor. Acaba sevgili yazarımız sadece fikir bulmakta iyi olup yazmakta kötü olabilir mi? Sadece bir düşünce.
Ayrıca diğer kitaplarında olduğu gibi bunda da -her ne kadar daha kişisel görünse de- yazdığı hikayesine karşı takındığı soğuk ve mesafeli tavrı yine buram buram hissettim. Sanki biri zorla yazdırıyormuş da yazmaktan ikrah gelmiş gibi bir kalemi var.
Vasatın altı.