Okul kütüphanesinden bulduğum bir gençlik romanı. Her dönemde kendini hissettiren bir sorun… Ebeveyn baskısı!! Kızları üzümün doktor olmasını isteyen bir anne-baba var. Çocukları için yaptıkları her şeyi, okul, beslenme, dershane imkanı, giyinme vs her fırsatta hatırlatıyorlar. Aslında başarılı olan üzüm bu baskı ile üniversite sınavını kazanamıyor. Babasının sert tepkisine ve annesinin hastahanelik olmasına dayanamayıp evden kaçıyor. Gün boyu sokaklarda türlü insanla karşılaştıktan sonra bir sinemanın arka koltuğunda uyuyakalıyor. Sinemanın makinisti Fırat’la tanışıyor. Bir gece sinemada kaldıktan sonra arkadaşlık aşka dönüşüyor. Fırat’ın babasıyla tanışıyor. Ve onlarında etkisiyle eve dönüyor. Annesi babası pişman olmuşlardır. Ve üzüm çok istediği oyunculuk mesleği için güzel sanatlar fakültesini kazanıyor. Ve kitap pat diye bitiyor. Dediğim gibi bir gençlik romanı. Yine de yazardan okuduğum ilk kitap olması açısından bence kendi kulvarında güzeldi :)