Merhabaaaaa
Düşlük kıraathanesi okuma kulübümüzün kasım ayı kitabı okur kendileri…
Biz üzerine bol bol konuştuk fakat biraz da 1000 kitaba fikir almaya gelenleri aydınlatmak istiyorum.
Bana animasyon izliyormuş hissi verdi ( animasyonu da var bu arada) o yüzden farklı bir okuma deneyimiydi.
Kitap 133 sayfadan oluşuyor amaaaaaa
Mutluluk seçilebilir mi ? Mutsuzluk bir tercih sonucu kolaya kaçmak mıdır ? Gibi sorularla öyle güzel düşündürüyor ki iç dünyanızda ağırlığı elinizdekinden fazla oluyor .
Felsefik olarak “yaşamak” ya da “yaşayabilmek” zemini üzerinde koştuğunuz bir okuma deneyimi sunuyor.
Ben bu anlamda kitabın mutluluğun bulaşıcı olduğu mesajı üzerinde durmasını çok sevdim. Çünkü her tarafta negatif olayların, şikemperver insanların dolaştığı şu günlerde umudun, mutluluğun etrafı renklendirebileceğine olan inancımı arttırdı.
Bu hem çevremdeki insanları tekrar gözlemlememe hem de kendimi gözden geçirmeme aracılık etti.
Kitaba tekrar dönecek olursak distopik bir dünyada intiharın normalize edildiği ve umutsuzuluğun kol gezdiği bir şehirde intihar malzemeleri satan bir ailenin hikayesini anlatıyor.
Ailenin en küçük çocuğu devrimci bir ruhle tüm normları alaşağı ediyor. Tanığı olduğumuz bu devrim süreci boyunca da bizi düşünmeye yönlendiriyor.
Kitaptaki bina isimleri , karakter isimleri inanılmaz iyi seçilmişti.
Zekice ve düşünülerek yazılmış olduğunu okura hissettiren anlardı.
Kıssadan hisse tadında keyifli bir yolculuktu.
Ölmeden önce okunması gerekenler arasında
Tavsiyedir a dostlar okuyun okutturun :) İntihar Dükkânı