Bu kitap, Rıfat Ilgaz’ın son otobiyografik eseridir ve yazarın en içten, en hüzünlü ama aynı zamanda en gülümser kitabı olarak kabul edilir. Ölümünden sadece 6 yıl önce (86 yaşında) yazmıştır.
Rıfat Ilgaz, 1911 Kastamonu-Cide doğumlu bir çocuktur. Kitap, onun 1910’lu-1920’li yıllardaki çocukluğunu ve ilk gençliğini, yani Osmanlı’nın son dönemini ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını, Cide’nin Meşrutiyet Kıraathanesi etrafında anlatır.Meşrutiyet Kıraathanesi, Cide’nin tek “modern” mekânıdır:
Gazete okunan, siyaset tartışılan, satranç-tavla oynanan, gençlerin felsefe yaptığı yer.
İçinde hem softalar, hem devrimciler, hem eski Osmanlı subayları, hem yeni Cumhuriyet öğretmenleri bir arada oturur.
Kitap aslında bir kasabanın gözünden Türkiye’nin modernleşme sürecini anlatır.
Neden mutlaka okunmalı?
Hababam Sınıfı’ndaki o neşeli Rıfat Ilgaz’ın aslında ne kadar yoksul, ne kadar zor bir çocukluk geçirdiğini anlarsınız.
100 yıl önceki Türkiye’nin bir kasabadaki halini, bugünkünden çok da farklı olmadığını görürsünüz.
Rıfat Ilgaz’ın son nefesine kadar “halktan biri” kaldığını hissedersiniz.
Kısaca:
Eğer Hababam Sınıfı Rıfat Ilgaz’ın gülümseyen yüzüyse,
Geçmişe Mazi – Meşrutiyet Kıraathanesi onun gözü yaşlı ama gururlu yüzüdür.Okuyan herkes “Keşke dedemle/nineyle böyle konuşabilseydim” der.