8/10
·236 syf.··
2025 76. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 10:32
Ölüm; hayatta herkesin başına gelecek, kaçışı olmayan bir son. Belki de kendi ritmi vardır bu dünyada. Peki ya bir gün bu ritim bozulursa? Çünkü her gün dünyanın bir yerinde —ya da sadece yaşadığımız ülkede— sayısız insan çeşitli sebeplerle hayata veda ediyor. Peki ya etmezse? İşte hikâye tam da burada başlıyor: Çünkü ölüm öyle istiyor. Evet, yanlış duymadınız. Ölüm bir gün canı istediği için görevini bırakıyor. Sonrası ise tam bir kaos. Düzen bozuluyor, hayat durma noktasına geliyor. Bu karmaşaya son vermek için, insanlara mor zarflarla ölüm tarihlerini önceden bildireceğini açıkladığında işler bir süreliğine yoluna giriyor —derken, bu kez de planlarını bozan bir viyolonselci ile karşılaşıyor. Kitabın ikinci yarısı ise ölüm ile bu adam arasındaki hikâye üzerine ilerliyor. Bu bakımdan eser, birbirine bağlı iki ayrı öykü gibi de okunabilir. Ölümün adeta grev yaptığı ilk bölümün oldukça felsefi bir yönü var; insanı düşünmeye sevk ediyor: Gerçekten ölüm son bulsa hayat nasıl olurdu? Ben de okurken bu soruyu sık sık kendime sordum. Ancak ikinci kısım, ilk bölümün derinliğinin biraz gerisinde kalıyor. Yine de yazarın sonu tatlıya bağladığını söyleyebilirim. Bu, Saramago’dan okuduğum ikinci kitap. Onun kendine has, noktalama alışkanlıklarını zorlayan o meşhur yazım tarzına alışınca, yolculuk gayet keyifli hâle geliyor.
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.