Canan Tan
Türk edebiyatında yerini korumayı başaran Canan Tan bu sefer de öykü kitabıyla karşımıza çıkıyor. "Söylenmemiş Şarkılar" adlı öykü kitabı genellikle kadın karakterlerin diliyle anlatılan öykülerden oluşuyor. Öyküler birbirinden farklı konularda olsa da Canan Tan ne yazık ki güçlü bir öykü okuma deneyimi sunmuyor okurlarına. Öykünün yapı ve formatı gereği daha güçlü olması beklenirken Söylenmemiş Şarkılar'da bu durum görülmüyor aksine söylenmiş sözlerle bezeniyor. Öyküleri okumak sıkıcı olmasa da anlatı daima sıkıcılaşıyor. Öykünün bakış açısında da değişikliğin bulunmadığı görülmektedir. Bir de yazar "Körocak" adlı hikayesinde yerel ağızlara yer vermeye çalıştığı görülmektedir. Ağız özelliklerinin yansıtılması roman ve öykülere genellikle doğallık ve gerçekçilik verilmesiyle bilinmektedir. Bu durumu güçlü bir şekilde aktaran yazarların da genellikle edebiyat tarihinde başarılı bir şekilde yer aldığı görülmektedir. Ancak Tan'ın Körocak'ında ağız özelliklerinin oturmadığı görülmektedir. Uşak kelimesi Karadeniz bölgesine has bir kelimeyken Doğu Anadolu/ Anadolu bölgesine has olan k/g değişimi de beraber öyküde görülmektedir. Birden fazla ağız özelliklerinin görülmesi pek tabiidir ancak öyküde bu durumun böyle olmadığı olay akışında bellidir. Bu durum da ne yazık ki yazarın ağız özelliklerine alışık olmadığını yahut özenle yayına hazırlanmadığını göstermektedir. Veda adlı öyküde ise kendi ölümünü gözlemleyen karakteri dinlerken okuru bir heyecan sarmasına sebep olmuş ancak yine beklentinin altında bir performansla öykünün malzemesine bence yazık etmiştir. Özetle Canan Tam severlerin belki beğenebileceği ancak güçlü bir öykü okuma deneyimi gerçekleştirmek isteyenler için son derece zayıf bir eser olduğunu ne yazık ki söylemeden geçemeyeceğim.