Yolda olmak, yola revan olmak, yol olmak...
Kendimi bildim bileli konforsuz yolculukları, plansız rotaları hep sevmişimdir. Yol, insanın kendine yaptığı yolculuğun en büyük mimaridir çoğu zaman. Ama insan akıp giden zamanın içinde de yolcu ne yazık ki ve artık 40'ıma merdiven dayamış biri olarak eskisi kadar sık ve uykusuz olamıyor yolculuklarım...
Her neyse, oyunculuğunu ve hayat felsefesini çok sevdiğim bir ismin, harika bir yol kitabını bitirdim az önce. Kitapta anlatılanların büyük bir kısmı Nejat İşler'in gerçekten başından geçtiği için kitabı çok benimseyip sevdim. Ne kadar kurgu ne kadar gerçek olduğunu kestiremediğim bir final ile de kitap beni şaşırtmayı başardı.
Bazen hangi kitabı çok seveceğini o kitaba başlarken kestiremiyor insan, bu kitaba başlarken de bu kadar çok seveceğimi tahmin edememişim. Kalemine sağlık Nejat İşler bir sonraki güzelliğinde görüşmek üzere...