Nejat İşler

Nejat İşler

Yazar
7.6/10
323 Kişi
·
944
Okunma
·
105
Beğeni
·
2.490
Gösterim
Adı:
Nejat İşler
Unvan:
Türk Sinema ve Tiyatro Oyuncusu, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 29 Şubat 1972
Nejat İşler (d. 29 Şubat 1972, İstanbul), Türk sinema ve tiyatro oyuncusu.

stanbul'un Eyüp semtinde doğan, dedesi Feshane işçilerinden sayacı bir usta, babası da işçi olan İşler, ilkokuldan sonra eğitimine Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nde devam etti. İşler soyadını dedesinin işinden aldığını söylemiştir. Ortamına alışamadığı yeni okulunda popüler olmak ve derslerinden kaçmak için okulun tiyatro koluna girdi. Kısa zamanda popüler olan Nejat İşler derslerini de boşluyordu. Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye giremeyince, para kazanmak için çay partileri düzenlemeye başladı. Nejat'ın parti organizasyonlarında işleri umduğu gibi gitmeyince borca girdi. Borçlarını kapatabilmek için Mahmutpaşa'dan T-shirt alıp Teşvikiye'de bu T-shirtleri satma kararı aldı. Kış aylarında ise T-shirt yerine kitap, dergi ve plak sattı.

İki sene sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf bölümünü kazanan Nejat İşler, askerlik için bölümü okumaktan vazgeçti.

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü'nde Taksim'de dolaştığı bir gün, bir tiyatro sahnesinde bedava gösterimde olan "Danton'un Ölümü" adlı eseri seyretti. "Ben niye bu işi yapmıyorum?" diye düşünen Nejat İşler, dayısının yanına gittiği Eskişehir'de konservatuvar sınavına girmeye karar verdi. İstanbul'a döndüğünde, 1991 yılında ilanını gördüğü Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuvar Bölümüne başvurdu ve kazandı. 1995 yılında Mimar Sinan Üniversitesinin devlet konservatuvar bölümünden mezun olana kadar devlet tiyatrosunda ve televizyon dizilerinde rol aldı. Bu dönemde de CD ve kitap sattığı işporta tezgahını işletmeye devam etti.

1995 yılında mezun olduktan sonra iki arkadaşıyla birlikte "Kahramanlar ve Soytarılar Tiyatrosu"nu kurdu. Tiyatronun kurulmasından sonra kendi oyunları için hikâyeler yazmaya başladı. "Belki hiç okumayan biri de yazabilir bunları, benim yazı yazmamın nedeni yazmak değil, sadece oynayalım diye yazıyorum." dediği, "Tuhaf Şehir Hikayeleri", "Biz Zavallı Erkekler" ve "Yalnızlık Benim Gizli Sevgilim" adlı üç kitap yazdı.

41.Antalya Altın Portakal Ödülleri için Erkek Oyuncu dalında aday olarak gösterildi. Her fırsatta amacının başrol oynayıp şöhret olmak olmadığını belirten İşler, tek arzusunun yaptığı işi elinden geldiğinin en iyisi olarak yapmak olduğunu, tiyatro yaparken ölmek istediğini dile getirdi.

1994 yılında rol aldığı ilk televizyon dizisi olan Gurur'dan sonra, Deli Yürek, Şehnaz Tango, Nasıl Evde Kaldım, Dedem, Gofret ve Ben, Aşk ve Gurur, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir dizilerinde oynadı. Asıl popülerliğini ise Gülbeyaz ve Aliye adlı dizilerde yakalamıştır. 1999'da ilk sinema filmi Eylül Fırtınası'nda rol aldı. Mustafa Hakkında Herşey ve Anlat İstanbul filmleri ile sinema oyunculuğuna devam etti.

2006 yılında "Çalıntı Gözler", "Yaşamın Kıyısında" ve "İki Süper Film Birden", 2007 yılında ise "Barda" ve "Yumurta" gibi filmlerde rol aldı. 2007 yılının en popüler dizilerinden biri olan "Bıçak Sırtı" adlı televizyon dizisinde rol almıştır. 2009 sonbahar yayın döneminde başlayan Kapalıçarşı isimli dizide oynadı.2011 yılında "Kaybedenler Kulübü" adlı filmde başrol oynamış ve yine 2011 yılında Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi dizisinde oynadığı bütün rollerden farklı olarak sıradışı bir seri katil olan Ercüment Çözer rolünü canlandırmıştır. Duman grubunun "Ah" parçasını coverlamıştır. Bunun yanında Suzan Kardeş'in Haluk Bilginer, Olgun Şimşek, Cem Yılmaz, Özgü Namal gibi isimlerin yer aldığı Suzan Kardeş & Makyaj Odası Şarkıları adlı albümünde yer almış ve Hancı adlı şarkıyı seslendirmiştir.Başrol olarak Kanal D'de yayınlanan Keşanlı Ali Destanı dizisinde başrolde Keşanlı Ali'yi canlandırmıştır.

En son olarak da Kanal D'de İntikam adlı dizide Rüzgar rolünü canlandırmış, ayrıldıktan sonra yerine Yiğit Özşener rol almıştır. Geçirdiği hastalık sonrasında sakin bir hayat sürmek isteyen Nejat İşler, Bodrum Gümüşlük'te Tezgah isimli bir sahaf dükkanı açmıştır.

2015'te Bodrum merkezli Gümüşlükspor kulübünün başkanlığına seçildi.

Hastalık dönemi
2013 yılının Eylül ayında Beren Saat ile birlikte başrolünü oynadığı İntikam adlı diziden sedef hastalığı nedeniyle ayrılarak Bodrum Gümüşlük'teki evine giden İşler, tedavi olmak istemediği yönündeki açıklamalar için facebook sayfasında şu açıklamayı yapmıştı:

“Tedaviyi reddetmek, erken ölmek gibi niyetim yok. Bazen cevabını kaldıramayacağını bilsen de yine de gerçeği öğrenmek istersin. Milyon tane kazık yiyince, bedenin zarar görüyor. Çıplak geldim, çıplak gideceğim. Amacım zamanı satın almak. Mülk edinmek gibi bir derdim yok. Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey. Sevmiyorum işte. Biz kuşak olarak böyleyiz. Bize sevmeyi, bir şeylere bağlanmayı öğretmediler. O tarafımız gelişmedi. Ben dünyanın bir parçasıyım. Şurayla ve bedenimle sınırlı değilim. Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor. Ben de çekiyorum aynı acıyı. Altıma son model bir araba çekip, güzel bir ev alınca mutlu mu olacağım yani? Hayır, olmam. Aramızda mutlu olanlar varsa zekalarından şüphe ederim, bir de gözlerinden. Çünkü iyi görmüyorlardır. Siz beni yenmediniz çünkü: ben sizinle daha oynamadım. Ben gidiyorum dediğimde ‘gitme’ diyen birini değil, ‘Ben de geliyorum, yalnız gidemezsin’ diyen birini istiyorum.”

17 Ocak 2014 tarihinde hastaneye kaldırılarak yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. 22 Ocak 2014 tarihinde tedavi gördüğü Bodrum'daki hastaneden İstanbul'daki Acıbadem Maslak Hastanesi'ne nakledilmiştir.30 Ocak 2014 tarihinde doktorlar İşler'in konuşmaya başladığı bildirdi.2014 yılı Nisan ayında Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesinden taburcu oldu.
"İyi insanlara salak muamelesi yapmayı bıraktığın an iyi bir insan olacaksın bu da sana yeter."
Kimseye cevap verecek halim yok. Midem berbat. Karnım gazla öyle dolu ki, meteoroloji balonu olup memlekete hizmet edebilirim.
Kendini akıllı sanan insanlara çok üzülüyorum;Düşünsene gerizekalısın ve bundan haberin yok…
Herkes uyuyor, birazdan elektrikler kesilicek ve dünyayla iletişiminiz kalmayacak. Mahallenizin etrafı tanklar ve askerlerle çevrildikten sonra kapılarınız tekmelerle kırılacak. Eğer sizin kapınız kırılmadıysa silah sesleri duyacaksınız. Eşiniz ve çocuğunuzun korku dolu bakışları sizin üzerinizdeyken cesaretinizi toplayıb onları korumaya çalışacaksınız fakat o esnada sizin de kapınız kırılacak. Size kurşun sıkıp ruhunuzu teslim etmenizi bile beklemeden eşinize silahın kabzasıyla vuracaklar, eğer direnirse tekmeyle devam edecekler. Siz ruhunuzu teslim edene kadar çocuğunuzu bıçakla doğramaya başlayacaklar. Umarım eşiniz hamile değildi, fakat eşi hamile olanlar da var elbet. Hamilelerin karınlarını bıçakla yarıp bebeği çıkaracak, evinizin tahta direklerine çivileyecekler. Evde küçük çocuk varsa da çocuğun gözü önünde annesinin göğsünü kesip çocuğun ağzına verecekler. Sonra çocuğu da öldürecekler.

Tüyleriniz ürperdi değil mi?

26 şubat 1992 gecesi Hocalıda bunlar yaşanıyordu.

Ben yazamadım ki. Tecavüzleri, işkenceleri yazmağa yüreğim dayanmadı.
Nejat İşler...
184 syf.
·Beğendi·8/10
Nejat İşler sevdiğim bir adamdır,kendisini neden seviyorum bilmiyorum,kendisini ne birebir görmüşlüğüm var ne de bir konuşmuşluğum.Kitap çıkmadan önce yanılmıyorsam Ot dergisinde 12 Eylül'ü anlatan, "Devlet! Babam Geldi"Öyküsünü okumuş çok da beğenmiştim.Bir radyo programın da da kitap yazacağını duyduğum an sebepsiz bi'mutlu olmuştum.

Samimi bir kitap,üslup yer yer alaycı,eğlenceli ve eleştirel.Kitabı okumaya başladığım andan itibaren Nejat Abi sanki yanımdaydı,bana bir şeyler anlatıyordu.182 sayfa olmasına rağmen bir yada iki oturuşta bitirilebilecek kadar akıcı.

olduğu gibi, hiç kasmadan, abartmadan, daraltmadan, süslemeden.çok beğendim.
184 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Çok beğenerek okudum, çok samimiydi...
okuduğu kitaplardan, izlediği filmlerden, dinlediği müziklerden, edindiği dostlardan kazandığı samimiyet sanırım.
160 syf.
·Puan vermedi
Kitapta farklı hikayeler var ve bu hikayelerin hepsi de fazlasıyla ilgi çekici özellikle biz zavallı erkekler bölümü gayet sürükleyici.Birbirinden zıt karakterli iki çocukluk arkadaşı farklı zamanlarda Lilith isimli bir kadınla tanışırlar ve ikiside kadından çok etkilenirler.Bir süre sonra aynı kadına aşık olduklarını fark ederler.İkiside Lilith ye görüşmeyi çok istediği için aralarında bir anlaşma yaparlar.Yapılan anlaşmaya göre birisi gündüz bulaşacak birisi akşamları buluşacak.Onunla daha fazla zaman geçiren kazanacak.Onlar anlaşma yaparken Lilith’nin zaten her şeyden haberi vardır.Aslında bu iki erkek 256 erkek tipi kitabında sadece iki cümleye yer verdiği kişilerdir.İki arkadaş oyun oynadıklarını zannederken oynanan oyun Lilith oyunudur.
184 syf.
·Puan vermedi
Ünlü insanların hayatlarını, anılarını okumayı her zaman sevmişimdir. Nejat İşler özellikle hayranı olduğum bir isim değil ama severim kendisini :-) Kitabında neler anlatacağını merak ettiğim için Gerçek Hesap Bu’yu da aldım, okudum. Güzel bir kitaptı. Özellikle oyuncunun hayranı olanlar, projelerini takip edenler ve İşler’in iş hayatını merak edenler zevkle okuyacaklardır. Mesela ben Behzat Ç. anılarını beğeniyle okudum.
184 syf.
·2 günde·7/10
Bir insana kalem ve kağıt verilip "hadi kendi hikayeni yaz" deseler acaba ne yazar, nasıl yazar, ne kadar objektif yazar... İşte böyle bir fırsatı yani hikayesini Nejat İşler yalın bir dille, doğal bir anlatımla ve en objektif haliyle evlerimize, yüreğimize, ruhlarımıza taşıyor. Aynı zamanda rol aldığı filmleri, dizileri izlemiş olmak kitabı okurken size sanki kamera arkasını seyrediyormuş hissi uyandırıyor. Ve bu da çok heyecan verici tabi. Okunmaya değer bir kitap. Herkese iyi okumalar.
184 syf.
·Beğendi·7/10
Kitap o kadar samimi ki sanki karşınıza oturmuş eski günleri yad ediyorsunuz. Kitapta gecmisine dair herşeyi kısa kısa anlatmış bence gayet başarılı okumanızı tavsiye edebilirim.
184 syf.
·157 günde·Beğendi·7/10
Nejat işler sevdiğim bir oyuncu ve yazardır.Bavul dergisinde de yazardır aynı zamanda.Kendine has tavrı,kimseyi umursamaması,düşüncelerindeki özgürlük,samimiyet benim onu sevmem için yeterli bence.Bu kitap da kendisi gibi samimi.Kitabı okurken karşılıklı sohbet ediyor hissine kapılıyor insan.Sanki eski günleri konuşuyor gibi oluyorum.
184 syf.
şöyle biraz konuşmaya, bir eyler dinlemeye ihtiyacınız varsa çok değil en fazla iki saat, bir kahve çay artık her ne olursa elinize alıp, birini dinleyip, bir şeylerden uzaklaşmak isterseniz işte o zaman bu kitap size çok nefis bir arkadaşlık sunacak..
184 syf.
·7/10
Nejat İşler'in sahaf dükkanından, oyunculuk kariyerine, dostlarından, hastalığına kadar uzanan kısa kısa anekdotlarla bezenmiş hesaplaşma kitabı. Evet kitap samimi, ancak inceden bir kendini sevme hali gözüküyor. Bu da zaten felsefeye dağılmış durumda, kendini sev, her şeyi sev. Mülksüzlüğe alış ve ne istersen onu yap. Bu felsefe güzel aktarılmış, insanın içinde bu işlerle uğraşmaya değmez, sevdiğim işlerle uğraşmak istiyorum duygusu bir an kıpırdanıyor. Dergiler hariç yazarlık serüveni olmayan birisi için güzel bir başlangıç. Dipnot düşeyim, Nejat'ın hastalığını merak edenler için detaylı bir bilgi bulamayacaksınız. Bir kaç sayfa ile anlatılmış. Zaten "hayatta önemli olan dostlar ve yaptığın şeylerdir" mottolu bir adamın bunu anlatmasını beklemek saçma olur. İyi ki de öyle olmuş. Ben sevdim. Kütüphanede dursun bir köşede.
184 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Samimi ve içten anlatımıyla kendini ,sanat hayatını anlatan Nejat İşlerin kendisini ve samimiyetini bir kere daha göreceğiniz hayata kısa bir mola vermek için okunması gereken sade akılda kalıcı bir eser...

Yazarın biyografisi

Adı:
Nejat İşler
Unvan:
Türk Sinema ve Tiyatro Oyuncusu, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 29 Şubat 1972
Nejat İşler (d. 29 Şubat 1972, İstanbul), Türk sinema ve tiyatro oyuncusu.

stanbul'un Eyüp semtinde doğan, dedesi Feshane işçilerinden sayacı bir usta, babası da işçi olan İşler, ilkokuldan sonra eğitimine Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nde devam etti. İşler soyadını dedesinin işinden aldığını söylemiştir. Ortamına alışamadığı yeni okulunda popüler olmak ve derslerinden kaçmak için okulun tiyatro koluna girdi. Kısa zamanda popüler olan Nejat İşler derslerini de boşluyordu. Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye giremeyince, para kazanmak için çay partileri düzenlemeye başladı. Nejat'ın parti organizasyonlarında işleri umduğu gibi gitmeyince borca girdi. Borçlarını kapatabilmek için Mahmutpaşa'dan T-shirt alıp Teşvikiye'de bu T-shirtleri satma kararı aldı. Kış aylarında ise T-shirt yerine kitap, dergi ve plak sattı.

İki sene sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf bölümünü kazanan Nejat İşler, askerlik için bölümü okumaktan vazgeçti.

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü'nde Taksim'de dolaştığı bir gün, bir tiyatro sahnesinde bedava gösterimde olan "Danton'un Ölümü" adlı eseri seyretti. "Ben niye bu işi yapmıyorum?" diye düşünen Nejat İşler, dayısının yanına gittiği Eskişehir'de konservatuvar sınavına girmeye karar verdi. İstanbul'a döndüğünde, 1991 yılında ilanını gördüğü Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuvar Bölümüne başvurdu ve kazandı. 1995 yılında Mimar Sinan Üniversitesinin devlet konservatuvar bölümünden mezun olana kadar devlet tiyatrosunda ve televizyon dizilerinde rol aldı. Bu dönemde de CD ve kitap sattığı işporta tezgahını işletmeye devam etti.

1995 yılında mezun olduktan sonra iki arkadaşıyla birlikte "Kahramanlar ve Soytarılar Tiyatrosu"nu kurdu. Tiyatronun kurulmasından sonra kendi oyunları için hikâyeler yazmaya başladı. "Belki hiç okumayan biri de yazabilir bunları, benim yazı yazmamın nedeni yazmak değil, sadece oynayalım diye yazıyorum." dediği, "Tuhaf Şehir Hikayeleri", "Biz Zavallı Erkekler" ve "Yalnızlık Benim Gizli Sevgilim" adlı üç kitap yazdı.

41.Antalya Altın Portakal Ödülleri için Erkek Oyuncu dalında aday olarak gösterildi. Her fırsatta amacının başrol oynayıp şöhret olmak olmadığını belirten İşler, tek arzusunun yaptığı işi elinden geldiğinin en iyisi olarak yapmak olduğunu, tiyatro yaparken ölmek istediğini dile getirdi.

1994 yılında rol aldığı ilk televizyon dizisi olan Gurur'dan sonra, Deli Yürek, Şehnaz Tango, Nasıl Evde Kaldım, Dedem, Gofret ve Ben, Aşk ve Gurur, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir dizilerinde oynadı. Asıl popülerliğini ise Gülbeyaz ve Aliye adlı dizilerde yakalamıştır. 1999'da ilk sinema filmi Eylül Fırtınası'nda rol aldı. Mustafa Hakkında Herşey ve Anlat İstanbul filmleri ile sinema oyunculuğuna devam etti.

2006 yılında "Çalıntı Gözler", "Yaşamın Kıyısında" ve "İki Süper Film Birden", 2007 yılında ise "Barda" ve "Yumurta" gibi filmlerde rol aldı. 2007 yılının en popüler dizilerinden biri olan "Bıçak Sırtı" adlı televizyon dizisinde rol almıştır. 2009 sonbahar yayın döneminde başlayan Kapalıçarşı isimli dizide oynadı.2011 yılında "Kaybedenler Kulübü" adlı filmde başrol oynamış ve yine 2011 yılında Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi dizisinde oynadığı bütün rollerden farklı olarak sıradışı bir seri katil olan Ercüment Çözer rolünü canlandırmıştır. Duman grubunun "Ah" parçasını coverlamıştır. Bunun yanında Suzan Kardeş'in Haluk Bilginer, Olgun Şimşek, Cem Yılmaz, Özgü Namal gibi isimlerin yer aldığı Suzan Kardeş & Makyaj Odası Şarkıları adlı albümünde yer almış ve Hancı adlı şarkıyı seslendirmiştir.Başrol olarak Kanal D'de yayınlanan Keşanlı Ali Destanı dizisinde başrolde Keşanlı Ali'yi canlandırmıştır.

En son olarak da Kanal D'de İntikam adlı dizide Rüzgar rolünü canlandırmış, ayrıldıktan sonra yerine Yiğit Özşener rol almıştır. Geçirdiği hastalık sonrasında sakin bir hayat sürmek isteyen Nejat İşler, Bodrum Gümüşlük'te Tezgah isimli bir sahaf dükkanı açmıştır.

2015'te Bodrum merkezli Gümüşlükspor kulübünün başkanlığına seçildi.

Hastalık dönemi
2013 yılının Eylül ayında Beren Saat ile birlikte başrolünü oynadığı İntikam adlı diziden sedef hastalığı nedeniyle ayrılarak Bodrum Gümüşlük'teki evine giden İşler, tedavi olmak istemediği yönündeki açıklamalar için facebook sayfasında şu açıklamayı yapmıştı:

“Tedaviyi reddetmek, erken ölmek gibi niyetim yok. Bazen cevabını kaldıramayacağını bilsen de yine de gerçeği öğrenmek istersin. Milyon tane kazık yiyince, bedenin zarar görüyor. Çıplak geldim, çıplak gideceğim. Amacım zamanı satın almak. Mülk edinmek gibi bir derdim yok. Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey. Sevmiyorum işte. Biz kuşak olarak böyleyiz. Bize sevmeyi, bir şeylere bağlanmayı öğretmediler. O tarafımız gelişmedi. Ben dünyanın bir parçasıyım. Şurayla ve bedenimle sınırlı değilim. Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor. Ben de çekiyorum aynı acıyı. Altıma son model bir araba çekip, güzel bir ev alınca mutlu mu olacağım yani? Hayır, olmam. Aramızda mutlu olanlar varsa zekalarından şüphe ederim, bir de gözlerinden. Çünkü iyi görmüyorlardır. Siz beni yenmediniz çünkü: ben sizinle daha oynamadım. Ben gidiyorum dediğimde ‘gitme’ diyen birini değil, ‘Ben de geliyorum, yalnız gidemezsin’ diyen birini istiyorum.”

17 Ocak 2014 tarihinde hastaneye kaldırılarak yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. 22 Ocak 2014 tarihinde tedavi gördüğü Bodrum'daki hastaneden İstanbul'daki Acıbadem Maslak Hastanesi'ne nakledilmiştir.30 Ocak 2014 tarihinde doktorlar İşler'in konuşmaya başladığı bildirdi.2014 yılı Nisan ayında Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesinden taburcu oldu.

Yazar istatistikleri

  • 105 okur beğendi.
  • 944 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 299 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları