Ah öyle bakma Angelique...Bu aşkta çare yok dediler Angelique...
Emile Zola'nın 20 kitaplık serisinde çizgisinin dışına çıktığı kitabı Rüya.O realistik ve doğal havadan daha mistik ve Türk dizisi vari bir istisna diye niteleniyor.Zira 9yaşında yetim kalan Angelique karakteri,katedralin gölgesine sığınıyor ve nakışçı,dindar bir aile tarafından evlatlık ediniliyor.Nakış işlerken beyaz atlı prens hayalleri kuran kanatsız meleğimizin karşısına Felicien çıkıyor.
Yazarın 20 kitap boyunca soyaçekim kavramını somutlaştırma amacını görebiliyoruz.Rougon-Macquart soyuna ait olan Angelique Marie karakterinden de delilik,kapris,suç eğilimi,şehvet bekliyoruz okurken.Ama yazarın bu kitapta farklı bir amacının olduğunu farkediyoruz.Ne kadar dna kodları ile doğsak da yetiştirilen çevrenin davranışları,tepkileri etkilediğini göstermek istiyor.Başarıyor da.
Ben severek okudum.Dili basit ve anlaşılır.Eski Türk filmleri tadında.