10/10
·96 syf.··
2025 10. kitabı
Bu kitabı okurken üniversite yıllarında bir derste satirik edebiyattan okumalar ve analizler yaparken karşılaştığım Jeanette Winterson adında bir yazarı hatırladım. Mine Söğüt’ün Ormandaki Kalpsiz Ceylan’ı ile Jeanette Winterson’ın masal-mit yeniden yazım geleneği, birbirinden farklı kültürel bağlamlardan çıksalar da aynı damar üzerinde buluşur: ikisi de çok iyi bildiğimiz bir hikâyeyi, dünyanın düzenini sorgulamak için yeniden kurarlar. Winterson, klasik anlatıların yapı taşlarını, kahraman, yolculuk, aşk, anne, baba, cinsiyet, kader, yerinden oynatarak toplumun “kaçınılmazmış gibi görünen” normlarını çözer. Söğüt ise masalı andıran ritmik dili, sembolik karakterleri ve karanlık orman metaforuyla benzer bir şeyi Türkçenin kültürel alanında yapar; ezeli bir masalı andıran bir hikâyeyi alır, içindeki güç ilişkilerini tersyüz ederek bugünün sistemini açığa çıkarır. Winterson’ın yazım tarzı daha keskin, deneysel ve ironik bir zeminde ilerlerken; Söğüt’ün dili büyülü gerçekçiliğe, ritüel anlatımına ve masalsı imgelerin duygusal gücüne yaslanır. Ancak ikisinin de amacı aynıdır: okura “hep böyle gelmiş hep böyle gider” denilen yapıları görünür kılmak, masalların içine gizlenmiş toplum düzenini deşifre etmek. Winterson bunu çoğu zaman cinsel kimlik, aşkın anlamı, beden politikaları ve bireyin kendi hikâyesini seçme hakkı üzerinden yapar; Söğüt ise güç, şiddet, kalpsizlik, masumiyetin kaybı ve ataerkil dünyanın yarattığı görünmez yıkım üzerinden. Her iki yazar da masalı bir kaçış alanı değil, bir teşhir alanı olarak kullanır. Masalın bildik motifleri, orman, mağara, kulübe, dönüşüm, yolculuk, yutulma, yeniden doğuş, artık çocukça bir dünyanın aksesuarı değil, gerçek dünyanın işleyişini çıplaklaştıran araçlara dönüşür. Winterson karakterlerini sürekli dönüştürerek kimliğin sabit olmadığını gösterir; Söğüt ise dönüşemeyenlerin, kalbi çalınmış ya da çalınmaya zorlanmış varlıkların dünyasında yaşamanın ağırlığını anlatır. Bu yüzden biri daha çok “yeniden kurar”, diğeri daha çok “deşer”. Sonuçta iki yazar da masalın içinden çıkıp çağdaş bir eleştiri yapar: toplumun kadın ve erkeklere biçtiği roller, gücün kime verildiği, kimin sesi duyulduğu, hangi kalbin neden susturulduğu, sevginin nasıl bir kontrol mekanizmasına dönüşebildiği… Tüm bunları masalın büyüsünü kullanarak anlatırlar; ama büyüyü bozmak için. Söğüt’ün karanlık ormanı da Winterson’ın yeniden yazdığı mitler de aynı soruyu fısıldar: Eğer hikâyeler dünyayı böyle anlatıyorsa, biz bu dünyayı neden böyle kabul ediyoruz? Masalları değiştirmek mümkündür ve masalı değiştirmek, dünyayı değiştirmeye en yakın edebi jesttir.
Edebiyat
Ormandaki Kalpsiz CeylanMine Söğüt · Can Yayınları · 2025440 okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.