·464 syf.····Okunma: 07 Aralık 2025 00:00 Sevgili Evren, tüm kitap boyunca içindeki sesin, seni bir şeyler yapmaktan alıkoyduğunu düşünüyorum ve bence çözümde yine sende saklıydı! Sadece biraz akışına bıraksaydın ve endişelenmeyi kapının ardına öteleseydin...
2000 yılların başı , Gencecik bir adam İstanbul da okuduğu üniversitede sinema bölümünde iken bir şeyler yazmaya başlar.. Onu tetikleyen edebiyat, yeni romanının alt yapısını da oluşturma hevesi ve ailesinin desteği ile kendisini yollarda bulur..
İstikamet Amsterdam ve İngiliz edebiyatı alanında yüksek lisans yapmaktır!
Buraya kadar herşey güzel.. Evrenle birlikte hem geçmişe lise arkadaşlıklarına kadar uzanıyor eski anıları yad ediyoruz hem bir yandan şimdiki zamanda yepyeni bir şehri, güvenle, huzurla uyuyacağı bir evi, sokakları ve oda arkadaşı olan karizmatik felsefeci Kanadalı Tomasz’ı keşfediyoruz...
Farklı etnik kültürlerden insanlar bir araya geliyordu yepyeni arkadaşlıklar kuruluyordu ama Evren bu arkadaşlıkların tam olarak neresindeydi?
Yoksa o hep içindeki boşlukta mı salınıyordu?
Yaşadığı yere çok yakın bir noktada işlenen bir cinayetin de sonrasında Avrupa’da yaşamanın, göçmenlik sorunlarının, demokrasiyi tutkuyla tartışan şehrin insanlarını arka plana alıyor, sayısız kitap, sanat, müze ve nihayet edebiyat adına okunacak birçok öneriyi de kendinize saklıyorsunuz..
Çağdaş edebiyatın gittiği noktada böyle eserlerle karşılaşmak güzel..
‘’Hayattaki ideal meslek, kitap okumak için maaşa bağlanmamız olurdu!’’