Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 9 dk.
Sayfa Sayısı:
464
Basım Tarihi:
1 Aralık 2025
Yayınevi:
Sia Kitap
ISBN:
9786256685536
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·464 syf.··
2025 173. kitabı
Yirmili yaşlarındaki bir gencin Amsterdam yolculuğu sadece bir göç hikayesi değil aynı zamanda şehirle kurulan bir bağ, alışılagelmiş hayattan farklı bir forma geçiş, aidiyet arayışı gibi konular ekseninde ilerleyen ve aynı zamanda düşündüren bir roman. İnsanın bazen kendi evinde bile göçmen olduğu düşünülürse kalıcı yabancılık olarak başka bir ülkede var olmaya çalıştığını söyleyebiliriz. Çünkü yeni bir ülkede yaşamaya devam etmek sadece mekansal bir hareketlilik değil, kimliğin bir çok alanda parçalanması ve yeniden inşa edilme sürecidir. Bazı kitaplarda “şehir” ayrı bir karakter olarak çıkar karşımıza. Burada da hem fiziksel hem de ruhsal olarak bir iç dünyayı yansıtan karakter olarak ele alınmış bana göre. Şehir ve insan iç içe geçer bu noktadan sonra. İnsan şehirde sadece yaşamaz, aynı zamanda şehir de insanın iklimini şekillendirir. Dolayısıyla kitapta genç birisinin Amsterdam’da yaşama hikayesinin ardında kim olduğunun, modern hayatın, şehirle kurulan duygusal iletişimin, aidiyet kavramının bir incelemesini ortaya koyuyor yazar. Bu anlamda kitap farklı bir coğrafyada yaşamayı romantikleştirmiyor, genç birinin yalnızlığını, yabancılaşmasını ve yaşama karşı tüm duygularının kırılganlığını anlatıyor. Belirsizlikler, hayaller, korkular ve tüm bunların içerisinde kendi olmak için iç sesiyle birlikte verdiği mücadelede, okuyucu olarak da kendi payınıza çok şey çıkaracaksınız eminim. Farklı coğrafyalardaki sosyal, kültürel, ekonomik ve politik zemin hakkında da fikir edinmek mümkün. Çünkü konu, film yönetmeni Theo Van Gogh’un öldürülmesi üzerine inanç sistemleri ve politik sistem farklı sorgulamalara taşındı. Bu yerel bir konu olarak geçiştirilemeyecek kadar büyük boyutlu olabilirdi. Genç bir yazar adayının göçmenlik deneyimi üzerinden, kültürel karşılaşmalar,
1000Kitap
ŞehirKaya Genç · Sia Kitap · 202512 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2025 191. kitabı
Kaya Genç // Şehir •Amsterdam’ın sokaklarında ve kültürler arası geçişlerine yayılan sıcak ama bir o kadar da düşünceli bir hikâye anlatıyor. Edebiyatın bir genci nasıl dönüştürebileceğini, hatta onu bambaşka bir ülkeye, yabancı bir dile, yeni insanlara sürükleyebileceğini gösteren bir roman •Hikâyenin merkezinde, 2004 yılında büyük hayallerle yola çıkan Evren var. Yazar olma tutkusunu daha derinden hissedebilmek, romanlara daha geniş bir açıdan bakabilmek ve belki de kendine gerçek bir ses bulabilmek için İngiliz edebiyatı yüksek lisansı yapmaya karar veriyor. Ailesinin desteğiyle başlayan bu yolculuk, sanıldığı kadar kolay değil çünkü yeni bir şehir sadece yeni bir başlangıç değildir, aynı zamanda insanın kendiyle yüzleştiği bir aynadır. •Amsterdam’da Evren’in yolu Tomasz ve onun sevgilisiyle kesişiyor. Üç arkadaş arasında kurulan ilişki, romanın omurgasını oluşturuyor. Evren bu küçük çevrenin içine girdikçe hem kendi ülkesinin dertleriyle hem yeni kültürlerle hem de edebiyatla daha çok yüzleşiyor. Ve ortaya çıkan farklılıklar onun düşünme biçimini derinleştiriyordu. •Ve birde oturduğu sokağın yakınında işlenen ve kimsenin pek konuşmadığı bir cinayet var. Bu konuşulmayan akıllardan çıkmış gibi görünen olay, şehrin altında bambaşka akıntıların olduğunu hissettiriyor. Şehir, yalnızca bir yolculuk romanı değil aynı zamanda aidiyet, yabancılaşma, gençlik kaygıları, edebiyat tutkusu ve insanın kendini bulma çabasının çok katmanlı bir anlatısı. Beni en çok etkileyen yönü ise şu oldu Evren’in her adımı hem bir kayboluş hem bir buluş hissi yarattı. •Bazı romanlar sadece bir şehrin hikâyesini anlatır, bazıları ise o şehrin insan üzerindeki izlerini… Şehir tam da böyle bir anlatıya sahipti. Okurken Amsterdam’ın sokaklarında yürüdüğünü, Evren’in iç sesine kulak verdiğini
1000Kitap
ŞehirKaya Genç · Sia Kitap · 202512 okunma
Puan vermedi
Önemsiz Bir Adamın Günlüğü’nün çevirmeni olarak tanıdığım Kaya Genç’le bu kez “Şehir” romanı üzerinden, yazar kimliğiyle yeniden karşılaşıyorum. Takvimlerin Ağustos 2004’ü gösterdiği bir anda, İstanbul’dan Amsterdam’a giden yirmi üç yaşındaki bir gencin peşine takılıyor okur. Söylenenle yaşanan arasındaki boşlukta, yazıyla kurulmaya çalışılan bir hayat var. Aynı evi paylaştığı Tomasz, onun çevresi ve şehirle kurulan ilişkiler; bütün bunlar bir arada ilerlerken, iki sokak ötede işlenen ve Avrupa’yı sarsan bir cinayet, bu anlatının arka planında bir gölge gibi duruyor. O olay, sokakların, yüzlerin, konuşmaların, hatta suskunlukların tonunu değiştiriyor. Bir şehir artık yalnızca kanallarıyla, müzeleriyle değil; korkuları, öfkeleri, bölünmeleri ve suskun kabulleriyle de hatırlanıyor. Ve insan, en çok da böyle anlarda bulunduğu yere yabancılaştığını fark ediyor. Okurken kimi anlarda Sait Faik’in dünyaya kenardan bakan yalnızlığına, kimi anlarda Tanpınar’ın zamanla hesaplaşan zihnine, kimi yerde Atay’ın içe doğru açılan sorularına yaklaşıyor okur. Orhan Pamuk’un şehirle kurduğu mesafeli ilişki, bu sayfalarda başka bir coğrafyada yeniden karşımıza çıkıyor. Joyce’un dolaşan bilinci, Baldwin’in içe işleyen sorgusu, Salinger’ın sessiz itirazı ve Tolstoy’un insana geniş açıdan bakan gözü de bu metnin satır aralarında seziliyor; fakat Kaya Genç, bütün bu izlerle birlikte, yürüdüğü yolun sonunda kendi sesine ulaşıyor. Bu hikâyede göç, sadece bir yer değiştirme meselesi olmaktan çıkıp; dilin, alışkanlıkların ve bakışların içinden geçerek bir “ait olma” hâline dönüşüyor. Başka bir ülkede olmak değil, insanın kendi içinden uzak düşmesi daha ağırlıklı hissediliyor. Bu yüzden her cümlede, yaklaşınca bulanıklaşan, sustukça derinleşen bir kimlik arayışının izi duyuluyor. “Şehir”, bir
ŞehirKaya Genç · Sia Kitap · 202512 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2025 206. kitabı
𝚂̧𝚎𝚑𝚒𝚛 Bugün sizlere dumanı üstünde, sıcacık, fırından yeni çıkan tazecik bir roman ile geldim… Bu roman şehrin sadece sokaklarını değil, insanın içindeki gölgeleri, sesleri, yalnızlığı ve kalabalığın ortasında bile hissedilen o “tek başınalık” hissini anlatıyor. Yazarın dili hem sade hem çarpıcı ,bazı cümleleri okuduktan sonra durup bir süre düşünüyorsun...  Kitapta en hoşuma giden şey, yazarın sohbet eder gibi yazması.  Ama şunu da söyleyeyim ki bölüm yok, paragraflar uzun. O yüzden hızlıca okunup bitecek bir roman değil. Daha çok kahveni alıp sakin sakin sindire sindire okumalık. Geçmiş zaman ve günümüz ekseninde anlatım ile kıyaslamalar ve eleştiriler mevcut.  Amsterdam’ın sokaklarına, yalnızlığın, arkadaşlığın ve edebiyatın iç içe geçtiği bir hikayeye hazır mısınız? Kitabın kahramanı , edebiyat aşkının peşine düşüp Amsterdam’a giden genç bir adam. “Bu şehre yazmak için geldim” cümlesiyle başlıyor yolculuğu… Ama asıl yolculuk dışarıda değil, kendi içinde. Yeni şehir, farklı insanlar, kültür şokları, ev arkadaşı derken kendini bir anda yepyeni bir dünyanın ortasında buluyor. Amsterdam’ın soğuğu, yurt dışında olmanın yalnızlığı, bir şeyleri paylaşmanın verdiği o sıcaklık… Hepsi birleşip çok farklı bir okuma deneyimi sunuyor. Yabancı bir şehirde kendini bulmaya çalışan bir gencin hikâyesini okumak istiyorsanız bu kitap tam  size göre...  Biz canın arkadaşım @seldaca.comments İle hem okuduk hem kitabın bolca istişaresini yaptık. Gelsin sıradaki kitap #şehir #amsterdam #istanbul #okudumbitti #okumakgüzeldir
ŞehirKaya Genç · Sia Kitap · 202512 okunma
7/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 02:30
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Kaya Genç'in kaleminden Şehir adlı kitabın yorumuyla geldim. Sohbet havasında okuduğum bir eser oldu. Öncelikle size içeriğinden biraz bahsettikten sonra genel yorumumu aktaracağım. . "Ben bu şehre yazmak için geldim." diyen bir gencin hikayesi. Sadece bir hikaye demek doğru olmaz aslında. Bir içsel yolculuk âdeta. Düşünce yapısı, konuşmaları, fikirleri, gezmeleri, görmeleri... Bunları aktarırken bile sanki karşımıza geçmiş anlatıyordu. O yüzden sohbet havası vardı. Ve kitapta en sevdiğim durum bu oldu. Kahve eşliğinde ben dinledim, o da anlattı. Amsterdam'daki deneyimleri, yaşamı âdeta bizimleydi. Yazar olma yolunda sadece şehir değil, her şeyi değişti. Bu değişiminde ve yazar olma yolunda onunla beraber Tomasz, Sharon da bizimle eşlik ediyor. Kitapta işlenen cinayet ise olayları çok farklı bir boyuta taşıdı. Merakla sayfalar ilerledi gitti. . Yazarın yazım dili oldukça akıcı. Dediğim gibi bir sohbet havasında olması da çok güzeldi fakat isterdim ki paragraflar daha kısa olsaydı ve bölüm bölüm olsaydı. Mola verdiğim zaman ayracımı bölüm başına koymayı seven biri olarak bu konuda biraz zorlandım. Diğer türlü kurgusu, anlatımı, olaylar her sayfada merak uyandırarak ilerledi. Bu tarz karakterin içsel yolculuğunu konu edinen kitap arayışı olanlar için tavsiyemdir. . "Şehir, 2000’lerin ilk on yılının tam orta noktasında, yirmili yaşlarında üç insanın paylaştıkları dört mevsimi anlatıyor. Amsterdam’da atılan her adımın, girilen her sokağın, binilen her trenin, yenilen her yemeğin, konuşulan her konunun mucizevi bir biçimde yeniden canlandığı beş bölümlük bir büyüme ve olgunlaşma hikâyesi."
1000Kitap
ŞehirKaya Genç · Sia Kitap · 202512 okunma
8/10
·464 syf.··
2025 102. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 00:00
Sevgili Evren, tüm kitap boyunca içindeki sesin, seni bir şeyler yapmaktan alıkoyduğunu düşünüyorum ve bence çözümde yine sende saklıydı! Sadece biraz akışına bıraksaydın ve endişelenmeyi kapının ardına öteleseydin... 2000 yılların başı , Gencecik bir adam İstanbul da okuduğu üniversitede sinema bölümünde iken bir şeyler yazmaya başlar.. Onu tetikleyen edebiyat, yeni romanının alt yapısını da oluşturma hevesi ve ailesinin desteği ile kendisini yollarda bulur.. İstikamet Amsterdam ve İngiliz edebiyatı alanında yüksek lisans yapmaktır! Buraya kadar herşey güzel.. Evrenle birlikte hem geçmişe lise arkadaşlıklarına kadar uzanıyor eski anıları yad ediyoruz hem bir yandan şimdiki zamanda yepyeni bir şehri, güvenle, huzurla uyuyacağı bir evi, sokakları ve oda arkadaşı olan karizmatik felsefeci Kanadalı Tomasz’ı keşfediyoruz... Farklı etnik kültürlerden insanlar bir araya geliyordu yepyeni arkadaşlıklar kuruluyordu ama Evren bu arkadaşlıkların tam olarak neresindeydi? Yoksa o hep içindeki boşlukta mı salınıyordu? Yaşadığı yere çok yakın bir noktada işlenen bir cinayetin de sonrasında Avrupa’da yaşamanın, göçmenlik sorunlarının, demokrasiyi tutkuyla tartışan şehrin insanlarını arka plana alıyor, sayısız kitap, sanat, müze ve nihayet edebiyat adına okunacak birçok öneriyi de kendinize saklıyorsunuz.. Çağdaş edebiyatın gittiği noktada böyle eserlerle karşılaşmak güzel.. ‘’Hayattaki ideal meslek, kitap okumak için maaşa bağlanmamız olurdu!’’
ŞehirKaya Genç · Sia Kitap · 202512 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2025 52. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 21:07
Amsterdam’ın sokaklarında kaybolurken, 750 yıllık bir şehrin ruhu sayfalardan taşmış gibiydi. Bazen bir müzede, bazen sahafların arasında, bazen de Kırmızı Işık semtinin kalabalığında kendini arayan bir genç… Ve onun gözünden farklı kültürlere alışmanın, kendi sesini bulmanın, özgürlüğün baş döndüren hissi… Ama söylemeden geçemeyeceğim; kitap bölümlere ayrılmış olsaydı çok daha akıcı olurdu. Yine de yazarın hem çevirmenlik geçmişi hem de yazarlık yolculuğu arasında kurduğu bağlar beni çok etkiledi. Kendi ülkesindeki gelenekleri, gittiği ülkenin söylemleriyle karşılaştırırken öyle bir anlatmış ki… “Ben de orada olsam böyle hissederdim,” dedirtti. “Şehir”, yalnızca Amsterdam’ın değil, insanın kendi içindeki sokakların da hikâyesi
ŞehirKaya Genç · Sia Kitap · 202512 okunma
7/10
·
Beğendi
𝗦̧𝗘𝗛𝗜̇𝗥 Herkese Merhabalar... Sizlere yepyeni bir kitap ile geldim. Kapak tasarımına gerçekten bayıldım. Kitaba beni çeken isim, arka kapak ve kapak tasarımı oldu diyebilirim. Ama açıkçası benim için pek de kolay bir okuma olmadı. Zira hiç bölüm olmaması, uzun paragraflar beni okurken yordu. Konuşma metinlerinin de aynı paragraflar içerisinde verilmiş olmasını sevemedim. Ben okurken eş vermeyi seven, ayracı bölüm başlarında bırakmayı tercih eden bir okurum. Yani çoğu kişi de benim gibi düşünür. Uzun ve soluksuz bir okuma seviyor olsak da ara vermek isteriz. Konu ve anlatım olarak ise hızla okunacak bir roman değil sindirilmesi gereken yerler olduğu da aşikâr. Şimdi ve geçmiş zamana doğru akışını da sevdiğimi söylemek isterim bu detaylar ile de konu daha iyi oturuyor. Ayrıca yapılan konuşmalar ve kitapların bolca geçip tahlillerin yapılması detayları enfesti. Ağustos 2004 Atatürk Havalimanı. Yirmi üç yaşında bir Amsterdam yolcusu. Şehir, 2000'lerin ilk on yılının tam orta noktasında, yirmili yaşlarında üç insanın paylaştıkları dört mevsimi anlatıyor. Üniversite üçüncü sınıfta film yönetmenliği fikrinden vazgeçip yazar olmaya karar verir gencimiz. Bunun için bir takım adımlar atarken aile desteği de görür. Komünal bir hayat yaşamayı ister. Yazarlığı ise bir iş olarak değil, doğayla yeni bir ilişki kurmanın biçimi olarak görür. Bu hayalini gerçekleştirmek için ise İngiliz Edebiyatı alanında yüksek lisans yapma adı altında ailesinin cebine parasını koyması ile kendini Amsterdam da bulur. Daha özgür olup, hayallerine daha çabuk ulaşaçacağını düşünür. Peki amacına ulaşır mı?
ŞehirKaya Genç · Sia Kitap · 202512 okunma
8/10
·464 syf.··
2025 67. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 15:54
Merhabalarr Evren.... İstanbul'un kalabalığında kendine bir yol açmaya çalışan, yirmili yaslarının başında, sinema okuyan ama kelimelere vurulmuş bir genç Aslında yönetmen olma hayaliyle basladığı üniversite hayatı, icindeki edebiyat tutkusunun giderek büyümesiyle bambaska bir yöne evriliyor. Üçüncü sınıfta bir gün uyanıyor ve kendi kaderine tek bir cümleyle yön veriyor: "Ben yazar olacağım." Ailesinin desteğiyle Amsterdam'a yüksek lisansa gittiğinde, arkasında bıraktığı şey sadece İstanbul değil; alıştığı ritim, bildiği sesler, ezberlediği yüzler.. Her sey bir anda değişiyor. Ama o, bu değisimi hayatının merkezine alarak ilerliyor. Bir yanda Münih'te yaşayan sevgilisi Ela'nın heyecanı, bir yanda yeni sehir, yeni insanlar, yeni kültürler... Amsterdam'ın ilk günden itibaren Evren'e sunduğu en büyük sürpriz ise oda arkadası Tomasz oluyor. Kanada'dan gelmiş, felsefeye gömülmüs, düşünmeyi nefes almak kadar gerekli gören bir genç adam. Evren yazmaya çalışırken Tomasz varoluşu tartışıyor; biri kelimeleri inşa ederken diğeri kavramları yıkıp yeniden kuruyor. Bir süre sonra Tomasz'ın Sharon adında bir kız arkadaşı oluyor ve o küçük öğrenci odası üç kisiyle bir evrenden farksız hale geliyor: kahkahalar, tartışmalar, kırılmalar, fikir çarpışmaları.. Ta ki Theo van Gogh'un öldürüldüğü o güne kadar. Şehrin sokaklarındaki tedirginlik, insanların bakıslarındaki değisim, yabancıların kendi icine çekilişi.. Hepsi Evren'in zihninde büyük bir soruyu uyandırıyor: Başka bir ülkede, başka bir dünyanin ortasında "gerçekten kim?" Artık sadece bir ögrenci ya da genç bir yazar adayı değil; göçmenliğin ağırlığını omuzlarında hisseden biri.Diller, kültürler, kimlikler arasında sıkışıp kalmış bir genç Bu roman, genç bir yazar adayının hem kendisiyle hem dünyayla yüzleşmesini anlatıyor.
ŞehirKaya Genç · Sia Kitap · 202512 okunma
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 12:36
Şehir yazarın 17 yıla yayarak yazdığı bir roman. 2000'lerin başından on yıla yayılan bir dönemi anlatıyor. İngiliz edebiyatı alanında yüksek lisans yapmak için Amsterdam'a giden bir gencin romancı olma hayalleri var. Orada ev arkadaşı olan felsefeci bir genç ve onun Hollandalı sevgilisi. Göçmenlik, demokrasi sorunları konuşuluyor. Amsterdam özelinde Avrupa'yı, sinemayı, edebiyatı ve felsefeyi anlatmış yazar. Kapaktaki turuncu renkli şehir yazısı da Amsterdam'a gönderme. Benim de üniversite yıllarım 2001-2005 olduğu için hissederek okudum bazı bölümleri. İnsanın hayatındaki özel zamanları, bilişsel doyuma ulaştığı anları çok güzel anlatmış yazar. Roman 462 sayfaydı, dolu dolu, yoğun bir romandı. Edebiyata, yazarlara, yazarlığa, sinemaya, sinemacılara, felsefeye, müzeye dair dolu dolu bilgiler vardı. Yazarın anlatımı da çook güzeldi. Bir ara Orhan Pamuk okuyorum hissine kapıldım. Diğer romanına da bakacağım. Birikimi ve etkili anlatımıyla yüreğimi fethetti. Kesinlikle öneririm.
ŞehirKaya Genç · Sia Kitap · 202512 okunma

Yazar Hakkında

Kaya GençYazar · 1 kitap
Kaya Genç, 1981 yılında İstanbul’da doğdu. Universiteit Van Amsterdam’dan İngiliz Edebiyatı alanında “Oscar Wilde ve yozlaşmanın estetiği” başlıklı teziyle yüksek lisans derecesi aldı. İstanbul Üniversitesi’nde doktora öğrencisi; “geç viktoryen dönemin gönüllü hizmetkârları: bilim, sanat ve sömürgeciliğin izinde efendi-köle diyalektiği” başlıklı doktora tezini yazmakta. Robert Louis Stevenson, Oscar Wilde ve Grossmith Kardeşler ’den yaptığı roman çevirileri İletişim Yayınları’nca basıldı. Kaya Genç, 2007 yılından bu yana Sabah Gazetesi kitap ekinin editörlüğünü yapıyor.