Derya KÖSEDAĞ

Derya KÖSEDAĞ
@bikitap_biderya
Ev hanımı
istanbul
952 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·448 syf.··
2026 87. kitabı
ʏᴏʟᴜɴ sᴏɴᴜɴᴅᴀᴋɪ ᴋᴀᴅıɴʟᴀʀ Yazardan okuduğum üçüncü kitap ve üçüncü kez derin bir felsefi ve psikolojik sorgulamanın içine hapsoldum. Eğer daha önce yazarın kalemiyle tanıştıysanız ne demek istediğimi çok iyi biliyorsunuzdur. Okurken düz bir çizgide ilerlediğinizi sanıyorsunuz ama bir bakmışsınız yazar sizi o meşhur Möbius şeridine bağlamış. Başladığınız yere bambaşka bir farkındalıkla geri döndürmüş. Yine tam anlamıyla beynimi yakmayı başardı. ​Polisiye ve gerilim türünü felsefi bir derinlikle harmanlayarak işlemiş. Bildiğimiz o klasik polisiyelerden çok farklı. Cinayetten ziyade, insanın ve toplumun karanlık dehlizlerini hedef almış. Kitapta öyle bir atmosfer var ki savruk, gerçeklikle bağı kopmak üzere olan bir Cinayet Büro komiserinin peşine takılıp gidiyorsun. Gidiyorsun ama çoğu yerde de "bir dur ya ne oldu, anlamadım ki" diyerek anlık bir duraksama yaşıyorsun. Ama yazarın asıl dehası, olayları anlatırken kurduğu o döngüsel kurguda saklı anlıyorsun... ​Adından da anlaşılacağı gibi , kitabın merkezinde kadınlarımız var... Üst üste işlenen ve ilk başta bağımsız görünen kadın cinayetlerinin izini sürerken, aslında çok daha derin toplumsal yaralarımıza bir kez daha şahit oluyoruz. Farklı dünyalardan gelen ama maruz kaldıkları baskı, şiddet ve yalnızlıkta ortaklaşan kadınların hikayesi. ​Kötülüğün uzaklarda bir yerde değil, hayatın tam içinde, ne kadar sessiz ve derinden barınabildiğini ne güzel ifade etmiş... Velhasıl severek okuduğum bir roman daha kütüphanem de en güzel yerini aldı. ​Benden söylemesi, okurken kahvenizi sert, zihninizi açık tutun.. ​
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202641 okunma
Reklam
Puan vermedi·448 syf.··
2026 87. kitabı
Dersim Özel
8.4/10 · 41 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 86. kitabı
ʙɪʀ ᴋᴇʀᴇ ᴅᴀʜᴀ 𝚈𝚊 𝚑𝚊𝚢𝚊𝚝ı𝚗ı𝚣𝚍𝚊𝚔𝚒 𝚑𝚎𝚛 𝚜̧𝚎𝚢𝚒 𝚋𝚒𝚛 𝚔𝚎𝚛𝚎 𝚍𝚊𝚑𝚊 𝚢𝚊𝚜̧𝚊𝚖𝚊 𝚜̧𝚊𝚗𝚜ı𝚗ı𝚣 𝚘𝚕𝚜𝚊𝚢𝚍ı? Kitabı ilk gördüğümde tamamen bir aşk romanı beni bekliyor sandım ama elime alıp okumaya başlayınca beni bambaşka bir dünyanın beklediğini anladım. Ruhumu sarsan, içsel yolculuğa çıkaran bir kapı vardı ve ben severek o kapıdan içeri girdim. İlk sayfadan okurunu kitaba bağlayarak , son sayfasına kadar hiç sıkmadan, koparmadan finale getiren bir yazar. 42 milyondan fazla satan ve eserleri 48 dile çevrilen diyince acaba abartılıyor mu dedim ama öyle değilmiş. Yazarın öylesine akıcı ve sade bir kalemi var ki okurken sayfalar su gibi akıyor. Eş zamanlı anlatımı ile olay örgüsünü, kurgusunu bir bütün halinde işlemiş. Felsefi ve ağır konuları, sanki karşılıklı sohbet ediyormuş gibi bir sadelikle anlatması beni kendine bağladı. İnsan psikolojisi, pişmanlıklar, keşkeler ve kalbimizin derinliklerindeki o bencilce arzular. Ve aşk... ​Kitap aslında hepimizin içindeki o gizli pişmanlık canavarını besliyor ve sonra onunla yüzleştiriyor. ​Karakterinin içsel döngülerini ve psikolojik çözümlemelerini, kırılma noktalarını , duygu ve düşüncelerini verirken kitabın atmosferini sağlam kurarak adeta yaşatıyor. Okurken abartısız sürekli ikinci bir şansım olsaydı ne olurdu diyerek okudum. Ana karakterimiz Alfie, annesinin vefatında kendinde olan gizli bir gücü keşfeder. Hayatındaki istediği her şeyi bir kere daha yaşama hakkı vardır. Ama bu ikinci kere yaşadığı hayatın sonucu ne olursa olsun kabul etmek zorundadır. Üçüncü bir şansı yoktur. Alfie'nin hayatına ve çocukluk döneminden yetişkinlik dönemine kadar yaşadıklarına yer yer gülümseyerek bazen de oldukça derinden hüzünlenerek tanık olacaksınız.. ​Sevdiğin insanla kusursuz bir an yaşamak için geçmişi değiştirdiğinde, onun sana olan aşkının tamamen
Bir Kere DahaMitch Albom · Destek Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2026 85. kitabı
ᴘᴇşɪ̇ɴᴅᴇʏɪ̇ᴢ 𝙱𝚊𝚣𝚎𝚗 𝚍𝚞̈𝚗𝚢𝚊 𝚜𝚎𝚗𝚒 𝚊𝚕𝚝 𝚎𝚝𝚖𝚎𝚔 𝚒𝚌̧𝚒𝚗 𝚎𝚕𝚒𝚗𝚍𝚎𝚗 𝚐𝚎𝚕𝚎𝚗𝚒 𝚢𝚊𝚙𝚊𝚛. Bazı kitapları okuduktan sonra "ah be ne güzel geldi, iyi ki okudum " deriz ya işte benim için tam anlamıyla severek okuduğum bir kitap oldu. Yazarın akıcı ve sade kalemi, olay örgüsü, sağlam kurgusu ve bölüm geçişleri güzeldi. Kitabın son sayfasına kadar gizem ve heyacan okuru asla terk etmiyor. Karakterlerin psikolojik analizlerini ve içsel döngülerini kusursuz işlemişti. Kitabın atmosferi de oldukça güçlü, karakterlerin o duygu ve düşünceleri ,yazarın betimlemeleri ile birleşince kitabı okumaktan çok yaşamaya sevk ediyor... Modern dünyanın karanlık yüzünü ve insan psikolojisinin sınırlarını merkezine alarak muhteşem bir okuma serüveni yaratmış. Yazar internetin ve sosyal medyanın insanları nasıl birer yargıca dönüştürdüğünü, bir olayın dijital dünyada yayılan dedikodular, önyargılar ve klavye arkasına saklanan insanların acımasızlığı ile hayatı nasıl alt üst ettiğini gözler önüne seriyor. Annelik, kayıp, sosyal medyanın yarattığı linç , paranoya, akran zorbalığı ,geçmişin sırları, aile içi sırlar, arkadaşlık, iletişim, algı, güven, suçluluk duygusu gibi bir çok derin temalardan beslenen bir kurgu. ​ Düşünsenize ​15 yaşında iken Kehanet adında bir kitap yazıyorsunuz ve yarışmada birinci oluyor, kitabınız basılıyor...Ve babanız da ünlü bir müzisyen. Yıllarca süren bir karanlık zihniyet ve inanç ile internette devam eden akıl almaz bir algı ile insanlar sizden ve ailenizden nefret ediyor... Meg , kızını üniversiteye bırakmak üzere eşi Justin ile yola çıkıyor. Ancak otoyolda başlayan bir taciz/sürtüşme korkunç bir kazaya sebep oluyor. Justin olay yerinde hayatını kaybediyor geride kalan Meg ve kızı hem fiziksel hem de ruhsal olarak hayatlarına devam etmek zorundalardır. Kazadan aylar sonra Meg,
PeşindeyizAlison Gaylin · The Kitap · 2025128 okunma