Derya KÖSEDAĞ

Derya KÖSEDAĞ
@bikitap_biderya
Puan vermedi·128 syf.··
2026 89. kitabı
ʏᴀɢ̆ᴍᴜʀ sᴏɴʀᴀsı Hayatın koşturmacası ve yoğunluğu içinde acaba ne okusam diye düşünürken ,hafta sonuma eşlik edecek kitabımı kapak tasarımına göz kırparak seçtim. Yazarın o kadar şiirsel, o kadar zarif bir kalemi var ki, kelimeler sanki su gibi akıp gitti ruhuma. Süslü püslü, uzak kelimelerle değil de kalbe dokunan, o şairane anlatımıyla hemen içine çekti beni. Aslında bu kitap bize hiç yabancı değil. Tamamen hayatın içinden, sokakta yanımızdan geçen insanların, belki de aynaya baktığımızda gördüğümüz kendimizin hikayesi... Hiç yabancısı olmadığımız o içsel kırılmaları, hayal kırıklıklarını, hüzünleri ve ardından gelen o tatlı umutları anlatıyor. Yazar, hayatın getirdiği o ruhsal sorunları saklamıyor, aksine onlarla yüzleşmenin bizi nasıl olgunlaştırdığını anlatıyor hemde bizzat kendi hayatı ve yaşadıklarıyla. Hem okurken hüzünlendim hem de umutlandım... Tam olarak deneme türünde diyemem ama anı günlük tarzında. Yazar doğumundan başlıyor anlatımına , kemik kanseri bir anne , en zor zamanlarında ayrılan ve hayatlarının bir çok döneminde bir var olup bir yok olan baba ... Yeni umutlar, yeni başlangıçlar... 𝙾̈𝚛𝚜𝚎𝚕𝚎𝚗𝚖𝚎𝚢𝚎𝚗 𝚜𝚊𝚢𝚐ı𝚗ı𝚗, 𝚜𝚎𝚟𝚐𝚒𝚗𝚒𝚗 𝚖𝚎𝚜̧𝚊𝚕𝚎𝚜𝚒 𝚑𝚎𝚛 𝚢𝚎𝚛𝚒 𝚊𝚢𝚍ı𝚗𝚕𝚊𝚝ı𝚛...
Yağmur SonrasıFeyza Kaşık · Kitap Ağacı Yayınları · 20251 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·583 syf.··
2026 88. kitabı
ɪşıᴋ ᴅᴏɢ̆ᴜᴅᴀɴ ʏᴜ̈ᴋsᴇʟɪ̇ʀ Ne zamandır okunmayı bekleyen , aslında kitabın hacminden korkarak ertelediğim bir roman ile geldim. Üstelik üçleme bir serinin ilk kitabı olduğunu görünce, nedir bu hikaye diye daha çok merak ettim ve okumaya başladım. Hacminden korktuğum kitabı sanırım üç günde falan okudum. ​Büyük edebi sanatlar, ağdalı cümleler ya da süslü tasvirlerden uzakta, yazar hikayesini olduğu gibi, pürüzsüz ve son derece sade bir dille anlatmış. Ama tam da bu düz ve net anlatım, kurguyu inanılmaz akıcı bir hale getirmiş. Dediğim gibi elinizde akıp gidiyor. ​Beni en çok etkileyen kısım, o ışıltılı ve parıltılı hayatların perde arkasını tüm çıplaklığıyla, hiçbir şeyi gizlemeden önümüze sermesi oldu. Ayrıca ses ve kokunun frekansları üzerinden insan zihnini, duygularını ve davranışlarını yönlendirme/etkileme, ciddi anlamda ilgimi çeken konulardır. Magazin dünyasının, şöhretin ve pırıltının arkasındaki o yalnızlığı ve karanlığı net bir şekilde kaleme almış yazar. ​Gerçek ile sanrının, pırıltı ile dibe vuruşun iç içe geçtiği, süslemesiz ama çok akıcı bir hikaye... Aslında yabancısı olmadığımız hayatların , görünmeyen kamera arkası gibi. Dizi olsa tutar. Kürt asıllı ünlü şarkıcı Rozerin Dewran 'ın hayatına şahitlik etmeye hazır mısınız? Üvey babasının tecavüzü ile öz annesi tarafından evden atılan , onyedi yaşında İstanbul'a gelir. Asmalı Mescit'teki bir gece kulübünde garson iken keşfedip Türkiye'nin tanıdığı bir yıldıza dönüştüren kişi ise hem patronu hemde büyük aşkı Selahaddin olur. Hayat , şöhretin zirvesindeyken yaşadığı aşk, ailevi sorunlar ve bağımlılıkları yüzünden dibe vurmuş durumda olan Roz 'u bir hastane odasına kadar sürükler.Tedavi sürecinde hayatını kaleme almaya karar veren Roz, geçmişi eşeledikçe sarsıcı gerçeklerle yüzleşir. Selo, onun önüne
Işık Doğudan YükselirElvan Dincel · Odessa Yayınevi · 202414 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 87. kitabı
ʏᴏʟᴜɴ sᴏɴᴜɴᴅᴀᴋɪ ᴋᴀᴅıɴʟᴀʀ Yazardan okuduğum üçüncü kitap ve üçüncü kez derin bir felsefi ve psikolojik sorgulamanın içine hapsoldum. Eğer daha önce yazarın kalemiyle tanıştıysanız ne demek istediğimi çok iyi biliyorsunuzdur. Okurken düz bir çizgide ilerlediğinizi sanıyorsunuz ama bir bakmışsınız yazar sizi o meşhur Möbius şeridine bağlamış. Başladığınız yere bambaşka bir farkındalıkla geri döndürmüş. Yine tam anlamıyla beynimi yakmayı başardı. ​Polisiye ve gerilim türünü felsefi bir derinlikle harmanlayarak işlemiş. Bildiğimiz o klasik polisiyelerden çok farklı. Cinayetten ziyade, insanın ve toplumun karanlık dehlizlerini hedef almış. Kitapta öyle bir atmosfer var ki savruk, gerçeklikle bağı kopmak üzere olan bir Cinayet Büro komiserinin peşine takılıp gidiyorsun. Gidiyorsun ama çoğu yerde de "bir dur ya ne oldu, anlamadım ki" diyerek anlık bir duraksama yaşıyorsun. Ama yazarın asıl dehası, olayları anlatırken kurduğu o döngüsel kurguda saklı anlıyorsun... ​Adından da anlaşılacağı gibi , kitabın merkezinde kadınlarımız var... Üst üste işlenen ve ilk başta bağımsız görünen kadın cinayetlerinin izini sürerken, aslında çok daha derin toplumsal yaralarımıza bir kez daha şahit oluyoruz. Farklı dünyalardan gelen ama maruz kaldıkları baskı, şiddet ve yalnızlıkta ortaklaşan kadınların hikayesi. ​Kötülüğün uzaklarda bir yerde değil, hayatın tam içinde, ne kadar sessiz ve derinden barınabildiğini ne güzel ifade etmiş... Velhasıl severek okuduğum bir roman daha kütüphanem de en güzel yerini aldı. ​Benden söylemesi, okurken kahvenizi sert, zihninizi açık tutun.. ​
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 86. kitabı
ʙɪʀ ᴋᴇʀᴇ ᴅᴀʜᴀ 𝚈𝚊 𝚑𝚊𝚢𝚊𝚝ı𝚗ı𝚣𝚍𝚊𝚔𝚒 𝚑𝚎𝚛 𝚜̧𝚎𝚢𝚒 𝚋𝚒𝚛 𝚔𝚎𝚛𝚎 𝚍𝚊𝚑𝚊 𝚢𝚊𝚜̧𝚊𝚖𝚊 𝚜̧𝚊𝚗𝚜ı𝚗ı𝚣 𝚘𝚕𝚜𝚊𝚢𝚍ı? Kitabı ilk gördüğümde tamamen bir aşk romanı beni bekliyor sandım ama elime alıp okumaya başlayınca beni bambaşka bir dünyanın beklediğini anladım. Ruhumu sarsan, içsel yolculuğa çıkaran bir kapı vardı ve ben severek o kapıdan içeri girdim. İlk sayfadan okurunu kitaba bağlayarak , son sayfasına kadar hiç sıkmadan, koparmadan finale getiren bir yazar. 42 milyondan fazla satan ve eserleri 48 dile çevrilen diyince acaba abartılıyor mu dedim ama öyle değilmiş. Yazarın öylesine akıcı ve sade bir kalemi var ki okurken sayfalar su gibi akıyor. Eş zamanlı anlatımı ile olay örgüsünü, kurgusunu bir bütün halinde işlemiş. Felsefi ve ağır konuları, sanki karşılıklı sohbet ediyormuş gibi bir sadelikle anlatması beni kendine bağladı. İnsan psikolojisi, pişmanlıklar, keşkeler ve kalbimizin derinliklerindeki o bencilce arzular. Ve aşk... ​Kitap aslında hepimizin içindeki o gizli pişmanlık canavarını besliyor ve sonra onunla yüzleştiriyor. ​Karakterinin içsel döngülerini ve psikolojik çözümlemelerini, kırılma noktalarını , duygu ve düşüncelerini verirken kitabın atmosferini sağlam kurarak adeta yaşatıyor. Okurken abartısız sürekli ikinci bir şansım olsaydı ne olurdu diyerek okudum. Ana karakterimiz Alfie, annesinin vefatında kendinde olan gizli bir gücü keşfeder. Hayatındaki istediği her şeyi bir kere daha yaşama hakkı vardır. Ama bu ikinci kere yaşadığı hayatın sonucu ne olursa olsun kabul etmek zorundadır. Üçüncü bir şansı yoktur. Alfie'nin hayatına ve çocukluk döneminden yetişkinlik dönemine kadar yaşadıklarına yer yer gülümseyerek bazen de oldukça derinden hüzünlenerek tanık olacaksınız.. ​Sevdiğin insanla kusursuz bir an yaşamak için geçmişi değiştirdiğinde, onun sana olan aşkının tamamen
Bir Kere DahaMitch Albom · Destek Yayınları · 202645 okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2026 85. kitabı
ᴘᴇşɪ̇ɴᴅᴇʏɪ̇ᴢ 𝙱𝚊𝚣𝚎𝚗 𝚍𝚞̈𝚗𝚢𝚊 𝚜𝚎𝚗𝚒 𝚊𝚕𝚝 𝚎𝚝𝚖𝚎𝚔 𝚒𝚌̧𝚒𝚗 𝚎𝚕𝚒𝚗𝚍𝚎𝚗 𝚐𝚎𝚕𝚎𝚗𝚒 𝚢𝚊𝚙𝚊𝚛. Bazı kitapları okuduktan sonra "ah be ne güzel geldi, iyi ki okudum " deriz ya işte benim için tam anlamıyla severek okuduğum bir kitap oldu. Yazarın akıcı ve sade kalemi, olay örgüsü, sağlam kurgusu ve bölüm geçişleri güzeldi. Kitabın son sayfasına kadar gizem ve heyacan okuru asla terk etmiyor. Karakterlerin psikolojik analizlerini ve içsel döngülerini kusursuz işlemişti. Kitabın atmosferi de oldukça güçlü, karakterlerin o duygu ve düşünceleri ,yazarın betimlemeleri ile birleşince kitabı okumaktan çok yaşamaya sevk ediyor... Modern dünyanın karanlık yüzünü ve insan psikolojisinin sınırlarını merkezine alarak muhteşem bir okuma serüveni yaratmış. Yazar internetin ve sosyal medyanın insanları nasıl birer yargıca dönüştürdüğünü, bir olayın dijital dünyada yayılan dedikodular, önyargılar ve klavye arkasına saklanan insanların acımasızlığı ile hayatı nasıl alt üst ettiğini gözler önüne seriyor. Annelik, kayıp, sosyal medyanın yarattığı linç , paranoya, akran zorbalığı ,geçmişin sırları, aile içi sırlar, arkadaşlık, iletişim, algı, güven, suçluluk duygusu gibi bir çok derin temalardan beslenen bir kurgu. ​ Düşünsenize ​15 yaşında iken Kehanet adında bir kitap yazıyorsunuz ve yarışmada birinci oluyor, kitabınız basılıyor...Ve babanız da ünlü bir müzisyen. Yıllarca süren bir karanlık zihniyet ve inanç ile internette devam eden akıl almaz bir algı ile insanlar sizden ve ailenizden nefret ediyor... Meg , kızını üniversiteye bırakmak üzere eşi Justin ile yola çıkıyor. Ancak otoyolda başlayan bir taciz/sürtüşme korkunç bir kazaya sebep oluyor. Justin olay yerinde hayatını kaybediyor geride kalan Meg ve kızı hem fiziksel hem de ruhsal olarak hayatlarına devam etmek zorundalardır. Kazadan aylar sonra Meg,
PeşindeyizAlison Gaylin · The Kitap · 2025128 okunma