“Son Kitapçı”, kitapların sadece raflarda duran kağıt yığınları değil; bir şehrin, bir insanın ve bir hatıranın kalbi olduğunu hatırlatan sıcak ve hüzünlü bir roman.
Emma Young, yok olmaya yüz tutmuş bir kitapçının duvarları arasında hem geçmişle yüzleşen hem de kendine yeni bir yol arayan karakterler yaratıyor. Hikâye sade ama derin, temposu yumuşak ama etkisi uzun süre kalıcı.
Kitap, okura şunu fısıldıyor: Bir mekânı asıl ayakta tutan şey raflar değil, insanların birbirine dokunan hikâyeleri.