Puan vermedi·%54 (92/168 syf.)· Atsız, kurgu kitaplarını okurken çokça keyif aldığım bir yazar. Konu kurgu dışı kitaplarına gelince başta çok heyecanlı olmama rağmen bu kitabı yarım bıraktım, gelin sebeplerine değinelim.
Zaten fikirlerimizin uyuşmadığını bildiğim bir kişi, hatta şu zamana kadar siyasi fikirlerinden dolayı okumamazlık edenlere kızardım (hâlâ kızıyorum kurgu kitaplarını siyasi tarafından dolayı okumayanlara) fakat sözümden dönüp tamamen onun fikirleri yüzünden yarım bırakmış bulundum...
Bulunduğum sayfaya kadar gelmemi sağlayan tek şey kitabın başlarında ülküler hakkında olan fikirlerine katıldığım kısımlar olsa da ilerledikçe taban tabana zıt olduğumuzu net bir şekilde fark etmeye başladım. Bu karşıtlık ile okumaya devam etseydim muhtemelen bitiremez ve okuyamama durumuna girerdim. Bir daha elime almayacağım bir kitap ve başka kurgu dışı kitaplarını da okumayacağım bir yazar oldu <3
En sevmediğim kısımları
- Yaşadığı dönem hakkında yazarken "En azından Sevr'de düşmanlar bize biraz toprak bırakmıştı" demesi
- Ülküleri gerçekleştirmek için illa savaşılması gerektiğini savunması (hiç barışçıllık göremedim maalesef)
- Ülkelerin bağımsızlık mücadelesi ile ilgili yazarken ve bir sayfaya yakın bir sürü devletten örnek vermişken hayatını bağımsızlık uğruna harcamış kendi milletinden bahsetmemesi.
- Abdülhamit hakkında "33 yıl devleti yıkılmadan tuttu" tarzı cümlesiyle onu övmesi.
- Kadınların asli görevinin çocuk doğurmak ve ev ile ilgilenmek olduğunu savunmasına girmiyorum bile.