Ölüm 'kötü yol'un çözümü değildir! :)
10/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2025 153. kitabı
Ben Orhan Kemal'i çok seviyorum sanırım ya. :)) Yeşilçam Sineması (birkaç güzel yapım hariç) ne kadar itici geliyorsa Orhan Kemal'in "Yeşilçamvari" tarzından da o kadar keyif alıyorum.:) O çiğ, yavan, kötülüklerle, arabesk kültürle, eril tahakkümle dolu filmlerin satirik, eleştiren, sorgulayan, seçenek üreten, umut veren, mizah yüklü, edebi versiyonu sanki Orhan Kemal. Tek tek önemli toplumsal sorunları derinlemesine ele alıyor ve "Böyle olmak zorunda değil!" diyor, çıkış yolu gösteriyor adeta. Neyse, çok seviyorum işte Orhancığımı. :))) ****Spoiler başlangıcı**** Kötü Yol 'a gelecek olursak, İstanbul'a gitme ve film yıldızı olma hayalleri kuran Nuran'ın kendini bir anda pavyon ve gazinolarda dansöz olarak bulmasını, yani 'kötü yol'a düşmesini, annesinin çamaşır yıkayarak evi geçindirmeye çalışmasını, abisi İhsan'ın geçim derdiyle ailesini yakın arkadaşı Raşit'e emanet ederek - ki Nuran'ı bu yola düşüren de bu "yakın arkadaş" Raşit oluyor - gurbete gitmesini okuyoruz. Olaylar birbirini izliyor, sonunda İhsan kardeşini kurtarıyor ve burada harika bir toplumsal gerçeği sorguluyor Orhan Kemal. Bilirsiniz, özellikle devrin Anadolu insanının "namus temizleme" anlayışına göre, "kötü yola düşen, kirletilen, ailenin namusuna leke süren kadın" infaz edilir. Orhan Kemal ise İhsan karakteri üzerinden o devre çok yabancı bir pencere açıyor. Pişman mısın, diye soruyor İhsan kardeşine, kurtulmak istiyor musun? Tüm kalbimle diyor Nuran ve sorun çözülüyor, bu kadar basit. İhsan'la birlikte terk ediyorlar İstanbul'u ve o kokuşmuşluğu. Kendi sade ama "namuslu" hayatlarına dönüyorlar. Kaosun, dramın, acıların içinden kocaman bir umut, yepyeni bir gelecek hayali, tüm kirlenmişliklerden ölmek/öldürmek zorunda kalmadan bir arınma yolu gösteriyor Orhan Kemal. "Pişman mısın? Peki öyleyse, gel gidelim" :)) ****Spoiler sonu**** Orhan Kemal'in sıkça kullandığı birkaç cümle de fark ettim son okumalarımda, şu an birisi aklımda kaldı: "Elinin tersiyle düşüncelerini kovar gibi bir hareket yaptı." Sadece bu kitapta bile üç dört defa bu cümleye denk gelebilirsiniz. Ama bu tekrarları öyle yerinde, öyle güzel kullanıyor ki hiç rahatsız etmiyor bu. :)) Diğer fark ettiğim şey de Orhan Kemal'in kadın tasvirleri ki bu, hem doğup büyüdüğü kültür ve çerçevedeki (Çukurova-Adana) hem de muhtemelen Orhan Kemal'in kendi kafasındaki "güzel/cazibeli kadın" figürünü çok güzel betimliyor. Eserlerindeki tüm güzel kadınlar "yüklü göğüslü, titrek ve geniş kalçalı, dolgun bacaklı" gibi tabirlerle anlatılıyor. Adana'da gerçekten de özellikle o dönemlerde ki bunun çok değiştiğini zannetmiyorum, en değer gören, en çok arzulanan, en ideal kadın vücudu budur ve bu kadın imajından Orhan Kemal de bolca etkilenmiş bence.:)) Neyse çok uzattım. Keyifli okumalaaaarr. :))
1000Kitap
Kötü YolOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2017974 okunma
·
250 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.