·640 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Ekim 2025 20:41 Herkese merhaba,
Çok çok uzun zamandır 7 Tutsak 1 Ölü'nün 3. Kitabına yorum yazma fırsatı bulamıyordum maalesef ama nihayet dün hallettik o işi
(Belki de mental olarak biraz zaman gerekiyordu kim bilir. )
Afra, intihara kalkıştıktan sonra ikinci kez başarısız olurken kendini evin alt katında uyanırken bulur. Ölüm'ün, Afra ile ilgilenmesi için doktorundan tut psikiyatristine kadar ayarlaması, memnuniyet formu adı altında sözde memnuniyetini sağlamaya çalışması ve onun kadar psikopat olmaları zaten mentalimizi iyice bozdu. Afra'nın o anki ruh hali öyle iyi yansıltılmıştı ki gerçekten okumak için sağlam bir psikoloji gerekiyor.
Ölüm'ün, Afra'nın başında ağlamaları yetmezmiş gibi iyileştirmek için elinden geleni yapması ama psikolojimizi iyice kötü etkilemekten başka bir işe yaramadı.
Ölüm'ün ziyaretleri, memnuniyet formu sergilenmesi derken o an sinirden gülesim geldi adsdsdd sanki tüm yaşananlar onun sebebi değilmiş gibi bu formu hazırlaması.
Afra ile kaç kez derinden sarsıldık saymıyorum bile.
İşler iyice kızışmaya devam ediyor oyunlar daha tehlikeli, ölümcül olmaya devam ederken Afra'nın öleceğini sanan tutsakların birbirine girişimleri onların bir arada tutanın gerçekten Afra olması... psikolojimi iyice altüst eden etkenlerden biriydi.
Afra'nın kaçma girişimi başarısız olurken her şeyden haberi olarak kaçmasını izleyen Ölüm'e yakalanmasak iyi olurdu ama maalesef ki öyle bir imkanımız yok. Tekrar Daire 13'e dönen Afra ile Tutsakların sevinmesi bir o kadar da kırgınlık kızgınlıklar havada uçuşurken Gökhan'la verdikleri sözü tutamaması... iyi değilim gerçekten.
Bir yandan da tutsaklara yardım etmeye çalışırken tehlikeli bir risk alan Ada'mız var. Bir umut ışığı mı yoksa bu da oyunun bir parçası mı bilinmezlik içindelerken Ölüm kaldığı yerden tehlikeli oyunlarına devam eder. Peki ya içlerinden birinin sahte yüzü ortaya çıkarsa?
Kutay'ın, Afra'nın odasına girmesi nabızlarımızı yükseltmesine neden olurken dövesim vardı hergeleyi. Sonrasında yaşananları hak etmedi desem yalan olur ama yine de üzülmedim değil.
Sarp'ın aç kalışları, kitabı ilk kez okurken bu sahnede Sarp'ı da kaybedeceğimizi düşünmüştüm. Öyle bir şey olmadı iyi ki çünkü Sarp'ın ölmesini de kaldıramazdı bu bünye (psikoloji masraflarımın haddi hesabı aştı Işıl hanım haberiniz olsun)
Ölüm'ün, Kıyı kişiliğini dibe gömmeye çalışması tamamen yok etmesine dayanamıyorum zaten.
Azıcık psikolojimiz kalmıştı onu da bu kitapta tamamen bıraktım. Sonundan bahsetmiyorum bile nasıl kıydın be Işıl