Puan vermedi·72 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Aralık 2025 04:05 zamanın geçişini duyuyorum
kulağa fısıldanan bir söz gibi
tek bir yaprağı bile
kıpırdatmadan geçen rüzgâr gibi
zamanın geçişini duyuyorum
yalnızca bir çıtırtı
odada gezinen ses
yerine getirilmemiş yemin gibi
zamanın geçişini duyuyorum
bize vaat edilen süre
bir çan sesi gibi eridi
bir ezan, ağızdan
ağıza çoğaldı
ulaştı yerine
gözlerimi kapadığımda
o eski kent, o yüksek minare
zamanın geçişini duyuyorum
kentin tam ortalık yerinde
burasa böyle kalmış gibi
gözleri açık
gökyüzüne
bakmaktan yorgun bir düşünce
gibi geçen zamanın
sesini duyuyorum
zamanın geçişini duyuyorum
yanımdan geçip giden insanlar gibi
uzakta, karanlıkta kaybolan
tanıdık bir sesti kimi
kimi bir daha duyulmayacak
bir anın sürtünmesi
boşluğa sallanan el
bir veda bilmecesi
gibi geçen zamanın
sesini duyuyorum
(...)
zamanın geçişini duyuyorum
ıslık çalarak ilerliyor umursamazca
dokunduğu çocuk bir genç oluyor birden
kendine şaşıran insanlar görüyorum
aynaya uğrayan bakışlarda
kimse girmiyor araya
kimse sormuyor nereye
(...)
zamanın geçişini duyuyorum
biliyorum, herkes farklı
bir sesle duyar bunu
farklı bir renkle
bir tat belki, bazen buruk
içimizden asla kopup gitmeyecek
bir duygu, bir ilk aşk endişesi gibi
(60-66'