·59 syf.····Okunma: 08 Aralık 2025 21:53 Heyyyy !!! Genclik şöyle buyrun :))
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
Sanki insanın kalbine eğri bir çizik çekiyor bu hikâye…
Bir kadın var, adı Müzeyyen. Öyle düz değil, öyle okunur okunmaz anlaşılmaz. Bir duruyor insanda. Bir dokunup geçiyor, bir kalıp içini deşiyor.
Ve bir adam… Kendi anlatamadıklarına tutunan, her kelimeyi bir yara bandı gibi yapıştıran.
Kitap boyunca, iki insanın birbirine yaklaşırken aslında kendinden uzaklaştığını hissediyorsun.
Hani olur ya bazen biri gelir; ne tam iyileştirir, ne de bırakır seni. İşte öyle bir bağımlılık, öyle bir tutku hali.
Müzeyyen’in gölgesi bile ateş yakıyor.
Adamın kelimeleri ise ıslak, karanlık, içe çöken.
Cümleler kısa kısa…
Sanki nefes nefese yazılmış.
Biraz eksik, biraz kırık, biraz "ben böyle kaldım" hali.Duygu akıyor, ama düzenli değil; zaten düzen, böyle bir hikâyeye yakışmazdı.
Kitap sanki aşkı anlatmıyor da, aşkın insanda bıraktığı gölgeleri anlatıyor.
Bir kadının gizemiyle, bir erkeğin arayışı arasında kalmış küçük bir dünya.
Okudukça, “bu da bana dokundu” diyorsun.
Çünkü hepimizin hayatında bir kere bile olsa bir Müzeyyen oluyor:
Yaklaşınca yakan, uzaklaşınca içte boşluk bırakan…
Ve son sayfaya gelince…
Sanki kitap bitmiyor da, sende bir şey yarım kalıyor.
Aşk gibi.
Tutku gibi.
Tam söyleyecekken susan bir cümle gibi…
Velhasılı kelamm bu kitap bana bunu yaşattı .Siz yine de bı ara bakın derim ;)