Gönderi

Aşk romanı olmayan aşk romanı...
10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 14:11
Aslında hiç aşk romanı okumam. Sanki yeminli gibi. Zaten bu da aşk romanı değil. Kapak tasarımındaki naiflik ve renkler öyle bir hissiyat uyandırsa da, değil maalesef. Gerçi ne mutlu mu demeliyim, bilemedim? Her neyse geçelim incelemeye. Yekten söyleyeyim, bu kitap için tek olumsuz eleştirim; (az daha benim başıma da gelecek olduğu gibi) sırf kapağı yüzünden binlerce erkek okuru mahrum bırakmış olmasıdır. Zaten kitabın sayfasında görünen kadın popülasyon oranından da anlaşılıyordur bu. Yazarın hiç ticari kaygıları olmadığı belli ki diğer romanlarındaki kapak tasarımları da benzer maalesef. Yahu biz erkekleri niye yok sayıyorsunuz. O kapaklarla biz aşk romanı sayar, yüzüne bile bakmayız. Neyse bu konuyu fazla uzatmayacağım ama çok kızdım haberiniz olsun:)) İyi tarafları yok mu kitabın, olmaz mı? Bir kere anlatım dili çok başarılı. Akıcı, sıkmayan, tekrara düşmeyen bir tarzı var yazarın. Konuların birbirine bağlanışı ve kurgusal tutarlılık çok iyi. Yerinde ve dozunda yarattığı gerilim ise şahane olmuş. Bize böyle, aşk romanı gibi görünen ama aşk romanı olmayan öykülerle gelin işte... İşin o kısmı da iyi harmanlanmıştı. Usta işi gizem nüansları, heyecanın zaman zaman yükselişi ama arada nefes alma sahneleri... Kısaca, keyifle okuduğum bir eser oldu. Alternatifli son için de bir kaç kelam etmek isterim. Bu SON konusunda insanlar ikiye ayrılıyorlar. Mutlu soncular ve yazar-senaristin takdirine boyun eğenler. Ben ikinci gruptanım. Eğer öykü, akışı gereği mutlu son istemiyorsa sırf okurun gönlü için de mutlu son olmaz kardeşim. Ayrıca yazar-senaristin keyfinin kahyası mısın? O ne yazmışsa, o. Fakat bu romanda yazar her iki alternatifi de sunmuş ki her okura nasip olmaz bu kıyak. Tadını çıkarın... Kalın sağlıcakla...
1000Kitap
Kış GüneşiAynil Onur Yüksel · Ange Yayınları · 202364 okunma
·1 alıntı·
5,8bin Gösterim
1 Yorum
Kış Güneşi'm hakkında çeşitli yorumlar yapıldı, inceleme yazıları yazıldı ancak sizin bakış açınızla bir değerlendirme hiç almamıştım. Kitabın içeriğine yönelik yaptığınız güzel yorumlar için öncelikle teşekkür ediyorum. Bir yazar bakış açısıyla okuyup değerlendirmeniz benim için çok değerliydi. Sizde böyle güzel duygular uyandırmış olduğum için çok mutlu oldum. Vurguladığınız üç konu: Kapak görseli, kitabın türü ve final... Tam da benim üzerine uzun uzun kafa yorduğum mevzular. Kitaplarıma genellikle kadın okuyucular tercih ediyor. Erkek okuyucularım da var ama azınlıkta... Sizin dikkat çektiğiniz gibi kapakların pastel renk tonları bunda etkili... Kitaplarımı aşk romanı diye tanımlıyorum ama esasen ben de sadece aşkı konu alan, aşkın kişide oluşturduğu hisleri uzun uzun anlatan romanları pek sevmem. Bu nedenle kendi kitaplarımda aşkın yanısıra hep bir ana tema vardır. Kış Güneşi'mde de bu psikolojik gerilim faktörler olmuştu. Ve finaller... Okuyucu mutlu son seviyor genellikle. Çoğunluk günlerce sayfaları çevirip, yaşamlarına tanıklık ettikleri karakterler için "onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine" diye musmutlu oldukları sonları tercih ediyor. Amaaa gel gelelim akılda kalıcı eserler hep trajik bir finalle biten romanlardır. Anna Karanina... İki Şehrin Hikayesi... Zaman Yolcusunun Karısı... Kitap bittiğinde gözünüzde yaş, kitap kucağınızda öylece kalırsınız ve hiç unutmazsınız. Yazar olarak kalem bizim elimizde ya "sonsuza dek mutlu yaşadılar" şeklinde birkaç saat sonra unutulacak bir finalle bitireceğiz ya da okuyucunun kalbine taş gibi oturan ama hiç unutulmayan bir final yazacağız... İçerikten, kapağa kadar çok yönlü inceleme yazınız için tekrar teşekkür ediyorum. Ben de sizin kitabınıza gelecek hafta başlıyorum. Bakalım biz okuyucuları neler bekliyor?
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.