Usta bir kalem ,etkisinden çıkamayacağınız bir kurgu, iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir aşk ve psikolojik gerilim hikâyesi... @aynilonur
Selen Önder; Türkdili Edebiyatı mezunu,iş bulmayı herşeyden çok istiyordu. Hikayeler, makaleler yazıyor, ve basılmasını beklediği dörtyüz kırk sayfalık romanı vardı. İzmir'den İstanbul'a gitmeye bir anda karar verdi. Tıpkı, İstanbul'a gittiğinde,hayranı olduğu bütün eserlerini bildiği dünyaca ünlü Sonay Çelikel 'in asistanı olma şansını yakalaması gibi...
Sonay , adada yaşıyordu , Selen otelde kalıyordu. Bunun üzerine Sonay beyden aldığı ‹Ada da Köşkte kendisiyle kalma › teklifi Seleni şaşırtmıştı. Edebi yönüne hayran olsa da Sonay Çelikel gibi gerilim-korku romanları yazan esrarengiz bir adamla aynı evde yaşamak???
Hayatına sihirli bir değnek mi demişti yoksa hiç bilmediği bir kaosun içine mi çekiliyordu???
Ada da , köşkte , Sonay ve Selin için akış ne planlıyordu merak ve büyük bir heyecanla çevirdim sayfaları. Duygu geçişleri okadar muazzam ki karakterlerle beraber duygusal anları da , gerilim dolu tedirginlikleri de iliklerinize kadar hissediyoruz.
Ah bir de o köşk; eyer müzik çalmıyorsa , rüzgar, adanın en tepesinde ki eski köşkün etrafında dönerken bazen korkunç sesler çıkarırdı. Buna martıların çığlıkları da eklenince ortam korku filmi sahnesi gibi oluyordu. Selen için herşey sıradışıydı,ama o Sonay'a aşkla bağlanmıştı. Sonay için Selen de bir mucizeydi kalbine iyi gelen.
Sonay bile kendisinden korkuyorken , ilaçlarını hiç sektirmeden düzenli kulanmalıydı , kendisine ait olan şeyleri buna Selande dahil başkalarıyla asla paylaşmak istemezdi, belkide bu yüzden harkesten uzak o köşkte yaşamayı tercih etmişti. Peki bu aşk birşeyleri değiştire bilecek miydi? Aslında Selen , Sonay a çok iyi gelmişti. Ama ruhunda kuytu yerlerde