Zülfü Livaneli’yle tanışmam Serenad sayesinde olmuştu ve o kitap beni çok etkilemişti. Sonrasında Orta Zekalılar Cenneti ve yeni çıkan Balıkçı ve Oğlunu okumuştum. “Huzursuzluk”, “Kardeşimin Hikayesi”, “Kaplanın Sırtında” gibi merak ettiğim birçok kitabı olsa da bir süredir Livaneli okumuyordum. Bekle Beni, uzun bir aradan sonra ekim ayında adeta sürpriz gibi geldi.
Bekle Beni, ilk bakışta bir aşk hikayesi gibi görünse de aslında çok daha derin bir roman.
“Beklemek” sadece bir sevgiliyi beklemek değil; bir umudu, barışı, adaleti ve özgürlüğü beklemek anlamına geliyor.
Livaneli, bu romanında bireysel vicdan ile toplumsal sorumluluk arasındaki çatışmayı, tarihsel travmaları, sevgi, aidiyet, özgürlük, adalet, barış gibi kavramları edebi bir zarafetle harmanlamış.
Herkese tavsiye ederim.