Ezgi Sezgin başarılı bir gazeteci. Çok sevdiği işinden ve bir süredir mutlu olmadığı eşinden aynı zaman diliminde ayrılınca hayat onu bir kez daha doğup büyüdüğü kent olan Yenikent’ e yönlendirir. Hem hayatını yoluna koymak hemde aradığı o sakin ve huzurlu yaşama kavuşmak için bunun iyi bir fırsat olacağını düşünsede geldiği ilk günden kendisini sevdiği arkadaşlarına bağlayan bir cinayetin ortasında bulur. Görmekle yüzleşmek arasındaki o çizgide kalan Ezgi bir zamanlar çok yakın olduğu Mert, Cüneyt, Orhan ve Mercan’la artık farklı insanlar olduklarını hayatın içinde ayrı ayrı rollere büründüklerini kavrar.
Tam bir insan hikayesi. Karakterlerin hepsi için ayrı ayrı düşünülüp, inceleme yapılabilir. Batu karakteri de bunlardan biri. Çocuk yaşına rağmen olgunluğu, suküneti, duruşu kendine özel işlenişi çok güzel.
Yenikent için de tek bir cümle kurmam gerekirse ;aslında yine bildiğimiz bir yer okuyunca mutlaka bir yere benzetirsiniz ama bir o kadar da hayali.
Ölüleri üzemeyiz, sadece onlar bizi üzebilir.