Freida nın kitaplarına aşina olan herkesin yaptığı gibi bende kitabı okurken tüm karakterlerden nem üstüne nem kaptım. En olmayacak kişileri bulup “suçlu kesin bu, net, aşırı eminim” dedim, e tüm karakterler için bu cümleyi kurunca da tabi ki katili en az bir kere doğru bulmuş oldum.:)))
Şaşırdım mı? şaşırdım, kitabı elimden bırakamadım mı? bırakamadım, sonunda da habi be ordan dedim mi? dedim, e o zaman eline, kalemine sağlık Freidacığım.
Kitap aşırı akıcı ve sürükleyiciydi, bazı şeyleri tasvip etmek istemesemde genel olarak beğendim diyebilirim. Yine tarzının alameti farikası olan bir kitap yazmışsın Freidacığım.
Yalnız şuna da değinmek isterim ki; Freida ısrarla kitaplarında okuyucuyu “öldürülen kişi gerçekten kötü biriyse o zaman onu öldüren kişi aslında kahraman mıdır? suçlu mudur? mağdur mudur? yoksa suçsuz mudur?” çelişkine düşürmeye çalışıp duruyor. Hayır yani kendisi hem dr olup hemde beyin hasarları üzerine uzmanlaşmış olunca bende ufaktan bir paranoya oluşmaya başladı diyebilirim. Bizim ufak tefek beyinlerimize subliminal mesaj yoluylan bir şeyler mi empoze etmeye çalışıyor, hiç bilemedim. :))
Neyse kitabın sonuna ve adalet kavramı çarpık olan karakterlerine bayılmadım ama bir gizem gerilim kitabı olarak vermesi gerekeni net ve temiz aldım.