·132 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Aralık 2025 15:22 Sizlerle psikanalizin kurucusu ve psikoloji fikir babası Sigmund Freud'un Cem Yayinevinden çıkan psikoloji serisinden Bilinçaltı eserini paylaşacağım. Yoruma geçmeden evvel az çok herkesin bildiği psikoloji de sıkça söz edilen iceberg (buzdağı) örneğinden bahsedeceğim. Buzdağını ikiye bölen kısmı bilinç olarak değerlendiren Freud yukarı kısma bilinç öncesi aşağı kısma ise bilinçaltı adını vererek teorisini zihinsel yapılanma düzleminde açıklamış. Farkında olarak yaptığımız davranışları bilinç ve bilinç öncesine ait iken farkında olmadığımız davranışları bilinçaltına dahil etmiş. Bu kavramı değerlendirmeden önce eserin ilk bölümlerinde psikanalitik hareketin tarihini uzun uzadıya anlatarak hiçbir kuramın öylesine oluşturulmadığını vurguluyor. Perde Anılar bölümünde histeri tedavisindeki gözlerimleri aktarması ve yaratıcı yazarları incelemesi bilinçaltı kavramının çok yönlülüğüne katkı sağlıyor. Freud'un mitoloji olan düşkünlüğü ise kendi teorilerine renk katan farklı bir unsur. Öyle ki Medusa'nın Başı bölümünde kesik baş öyküsünün hadm edilme kompleksiyle özdeşletirilmesi üzerinde tefekkür edilecek bir husus. Özellikle de sonlara doğru detaylıca anlattığı psikanalizi yöntemi ve libodo kuramı günümüzün psikoloji ekollerinden oldukça farklı. Ataerkil bakış açısının fazlasıyla hakim olduğu bir ortamda yaşayan Freud'un neredeyse her kuramı erk diğer adıyla güç üzerinden açıklaması okuyanlara klişe gibi gelse de gerçekliğin farklı bir yönü sadece. Kendisinin geliştirdiği kuramlar çevresindeki meslektaşlarının bakışlarını psikolojiye yani insanların/hastaların ruh hallerine çevirmesine neden oldu ki günümüzdeki bilinçaltı terapi teknikleri onun katkısıyla büyüdü. Buraya kadar ki yorumumdan eserin terminolojik kelimelerle yoğrulduğunu anlamışsınızdır. Ama psikoloji dünyasına cesurca giriş yapan bir okur gözünü hiçbir korkutamaz. Yavaş yavaş ilerler lakin bilinç seviyesi tahmin edilenden daha hızlı yükselir ki bence teknoloji çağında aradığımız yegane değer yüksek bilinç.