Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 31 Aralık 2025 23:32 "Hayır hayır hayır! Bakmayacağım, bitirene kadar bakmamalıyım şu 'İkinci Basıma Sunuş' saçmalığını yazan kişiye, kim olduğuna" dedim. Yapamadım, şükürler olsun. Zira zaman zaman abartılan ve kimi zaman çok okunan kitaplarin yazarına baktığımda, büyük hayal kırıklıkları yaşayıp hiç başlamadan aldığım yere bıraktığım çok kitap oldu. Bilhassa 'İşletme' bölümü mezunlarının psikoloji, felsefe alanında yazdıklarına çok şahit oldum ancak okumadan bıraktım tabi ki. Psikoloji, psikanaliz yazılacaksa bu konuda uzmanlığı olan ellerden, beyinlerden çıkmak ZORUNDA!
Bu ayrı ve tamamen etik ile ilgili.
Diğer yandan Rollo May gibi varoluşçu psikoterapinin önde gelen bir üstadı kitap yazmışken; üstelik yazdığı kitabın yalnızca "2 sayfalık önsözünde", kitabı derlerken kendisinin aldığı zevki okurun da almasını temenni etmiş iken, hangi sebepten ötürü kalkıp da kitaba "30 SAYFA(!) İKİNCİ BASIMA SUNUŞ" kısmı yazılabilir? Kitapla yazar arasına nasıl böyle kendi bahçesine girer gibi dalınır? Anlamak mümkün degil! Üstelik "sunuş" kısmını yazan ademoğlunun uzmanlık alanına bakıldığında cinnet çığlığı atmaktan başka çare kalmış mıdır okura?
Kitabın yani Rollo May'ın kitabının(!) dili akıcıyken bir de kalkıp felsefik, mantığa oturmayan, okurken - zaten- bu da ne ola ki ne alaka dedirten cümlelere bu dünyanın ihtiyaci var mıydı ?
Neyse birkaç sayfa tahammül edebildim de bıraktım "sunuş" kısmını. Kitaba geçtim de rahatladım.
Edit 1; Çevirmen kitabı resmen dipnot mezarlığına çevirmiş, kitap mundar olmuş!
2; Çevirmenin çevirisini asla beğenemedim, felaket. Hiç olmadık Kelimeler kasmaya gerek var mıydı? Hem de kitap boyunca..
"Kişioğlu" nedir mesela? Henüz orijinal metinden kontrol etmedim, umarım humanbeing çevirisi değildir bu.. bununla da bitmiyor maalesef ne Kelimeler var can çekişen..
"Moral Cesaret" nedir yani? Türkçe çeviride bir anlamı yok mudur bunun ? Moral Cesaret diye başlık çevirip bir de metne yedirilmeye çalışılmış. Aşırı rahatsız edici.
Kitaba gelirsek;
Mitolojiden psikolojiye, terapi odasından bilinçaltına inen muazzam bir işleyişte ortaya konmuş bir eser.
Bu günlerde kendimi tamamen okumaya-kavrayışa bıraktığım konular üzerine çok cevap buldum.
Sınırlar, istirahat (Ki yeni kavradığım power nap olur kendisi), hani anahtarla kapıyı açarken klik sesiyle yerine oturan düşünceler, farkına varışlar ve nedenleri,
Yaratıcılığın türleri ve dinamikleri..
Oturup bir kac günde bitirilecek türden bir kitap değil bence, sindire sindire uzerine düşünerek hatta çapraz okumalarla desteklenecek bir kitap. Okurken bir sayfa dolusu içerik çıkardım. Yeni araştırmalar, yeni patikalar verdi kitap.
Muhteşem, kesinlikle okunmalı.