Nasıl başlayacağımı inanın bilemedim... Kem küm ettim kendimce ve bu satırları yazmaya başladım.
Kitap, B. Nihan Eren 'den okuduğum ilk kitap oldu, son olmaz diye de düşünüyorum. Çünkü kalemi kuvvetli bir yazar olduğu fikrindeyim.
Yavaş, içerisinde çeşitli öykülerin bulunduğu bir derleme kitap şeklinde. İçinde yazarın farklı yıllarda kaleme almış olduğu öyküler bulunuyor. İlk başta okurken her şey güzeldi. Hatta betimlemelerini çok beğendiğimi de söyleyebilirim. Gerçekten yazarın edebi bir dili ve üslubu vardı. Öykü de beni içine çekti. Lakin sonraki öyküler de ise aynı istek ve motivasyonu yakalayamadım. Öyküler çok durağandı ve betimlemelerin yoğunluğu ile sıkıcı bir hal almaya başlamıştı. Tüm hikayeler için demiyorum ama genel olarak yer yer sıkıldığım öyküler vardı.
'A', 'Hoppalacık' ve 'Resmi Gazete' öykülerini çok beğendim. Olay örgüsü ve hissettirdikleri çok güzeldi. Özellikle 'Hoppalacık' derin duyguları ve toplumsal baskıyı ortaya çıkaran çarpıcı bir öyküydü.
Kitaptaki çoğu öykü, 60lardan 80lere uzanan yılların toplumsal çatışmalarını ve insanlara nasıl yansıdığını ortaya koymuştu. Güzel bir dönem dizisi tadında kaleme alınan ve insanların duygularını harekete geçiren bir yanı olduğunu söyleyebilirim.
Kitap sadece benim için çok durağandı. Betimlemelerin yoğunluğu ile öyküler birbirine karışmıştı. Demek istediğim öykünün ana fikrini veya anlatmak istediğini anlamaya çalışırken betimlemeler içinde kayboldum. Başta ne okuduğumu unuttum. Bu yüzden okurken sıkıldığım noktaların daha fazla olduğunu söyleyebilirim.
Bol betimleme seven kitap kurdu arkadaşlarıma önerimdir. Keyifli okumalar.