Kitap boyunca en çok hissettiğim şey şu oldu
Ben bazen hayatın hızına takılıp kendi sesimi duymayı unutuyorum
Bu kitap o sesi tekrar açtı bende
Sanki içimde biri şöyle dedi
“Sen nereye koşuyorsun bir dur bak bakalım gerçekten istediğin şey ne”
En çok dokunan bölüm insanın kendi hayatının sorumluluğunu alma kısmı oldu
Bazen hep bir şeylere bahane buluyorsun ya
zamanım yoktu
yoruldum
kimse destek olmadı
kitap bütün bunları çok yumuşak bir şekilde elinden alıyor
ve diyor ki
“Peki sen ne yaptın kendi hayatın için”
Bunu okuyunca içimde küçük bir sızı oldu
çünkü kendimi gördüm orada
Kitap aynı zamanda insanın kendi değerini fark etmesiyle ilgili
Cüceloğlu şöyle bir his veriyor
“Sen değerlisin ama bunun farkında olman gerekiyor
çünkü farkında olmayan insan kendini heba eder”
Bu cümle tarzı beni çok düşündürdü
Kendi kendime dedim
“Gerçekten ben kendim için neler yapıyorum”
Kitabı bitirdiğimde içimde bir netlik oluştu
Sanki zihnimdeki sis biraz kalktı
Kendime daha dürüst yaklaşabileceğimi hissettim
Kaçmadan
Bahane üretmeden
Kendimi yormadan
Kısacası
Var mısın bana çok iyi gelen bir kitap oldu
Bir öğretmen gibi
Bir dost gibi
Bir aynaymış gibi
Sana seni gösteriyor ama kırmadan
Ve en çok aklımda şu kaldı
Hayat bana soruyor
Var mısın?
Ben de artık yavaşça evet demeye başlıyorum