Aydınlanma Çağı, 17. ve 18. yüzyıllarda gelişen, akılcı düşünceyi eski, geleneksel, değişmez kabul edilen varsayımlardan, önyargılardan ve ideolojilerden özgürleştirmeyi ve yeni bilgiye yönelik kabulü geliştirmeyi amaçlayan düşünsel gelişimi kapsayan dönemi tanımlar.
Aydınlanma, bilimsel gelişmelerin ve hükümdarlara ve dine karşı şüpheciliğin büyüdüğü bir dönem iken, aynı zamanda köle ticaretinin geliştiği bir dönem olur çıkar.
Böylece “aydınlık” için bağımsızlık, kardeşlik, eşitlik adı altında, kölelik ve sömürünün karanlığının sardığı bir düzenin kapıları da açılmış olur.
Yazar odağına aldığı Fransız Devrimi’nin tsunami etkisi yaratan etkisinin, Orta Amerika ve dahi Karayip Denizi’nin aydınlık ve karanlığın dev dalgalarına nasıl teslim olduğunu tarihi atıflar ve benzersiz betimlerle dillendiriyor.
Carpentier okurunu sadece tarihin tozlu sayfalarında bir zaman yolculuğuna çıkarmıyor.
Bireyin ışığıyla birlikte taşıdığı gölgelerini, muazzam bir “büyülü gerçekçilik” ve derin bir “felsefî sorgulama” ile ufuk açıyor.
Aydınlanma Çağı; Carpentier’in müthiş dehasıyla ördüğü bir dualite.
Aynı zamanda Murat Tanakol’un olağanüstü çevirisiyle müzikal, alegorik bir diktomi. Alejo CarpentierAydınlanma Çağı
Çeviri : Murat Tanakol