Gönderi

...ve bitti
Puan vermedi·448 syf.··
2025 220. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 23:44
"Bir kere sınırı aşan için artık sınır yoktur." <Yani her günah mübah, her ahlaksızlık makbul, her hırsızlık artık mümkündür. >Alıntı:435. sayfa. Epiktetos'un bu sözüyle Yırtıcı Kuşlar Sahnesi'ne giriş yapılıyor. Kitaba başlarken bu sözle anlatılacak olan olaylar veya durumlar arasında nasıl bir bağlantı olabilir diye düşündüm tabiki! Fakat bunun için en güzel ve doğru cevabı kitabın içerisinde saklı olduğunu düşünerek büyük bir merakla kitabı okumaya başladım ve gerçekten keyif aldım. Bence faili meçhul cinayet yoktur doğru zamanda ve koşullarda çözülmeyi bekleyen cinayet vardır ve hiçbir suçlu asla suçsuz kalamaz.Kitap, yıllar önce faili belli olmayan bir cesedi doğayla tüm bu pisliği temizleyecek bir yağmurla gün yüzüne çıkarıyordu. "Yıllardır çözülemeyen karanlık bir sırdım, artık çözülmeyi bekleyen bir bulmaca gibi karşınızdayım" diyordu adeta ceset. Başkomser Nevzat, ailesini kaybettikten sonra aynı şekilde mesleğini devam ettirmiş. Ailesinin başına gelenleri tüm bu yaşadığı majör depresyon durumları, paranoyaklaşan, öz olarak bir şey kaybetmesede ruhsal ve fiziksel anlamda yaşadığı bu çöküntü hali ve hayatında, rüyalarında sürekli kabusa dönüşen eşi Güzide ve kızı Aysun'un hayaletleriyle gerçekle hayal arasında gidip gelen bir yaşam. Fakat tüm bu yaşananlar arasında işine gösterdiği vefa ve özen, hayatındaki diğer insanlarla kurulan samimi ve içten davranışlar bir şekilde hayatta ve yaşamaya çalışması. Ailesine ve kendisine tüm bunları yaşatanlardan habersizdir çünkü bu duruma sebep olanlarla aynı zamanda bir arada da yaşamaktadır... Toplum ve ülkedeki güncel sorunlar, karmaşıklaşan yozlaşan meslek ve insanlar, statü veya mevki farketmesizin kirlenen ve bundan utanmayan koltuklar, sanki günümüz doğrusu veya gerçeği buymuş gibi başına buyruk gezen insan görünümlü yaratıklar, iç hesaplaşmalar, aklı ve bedeni ele geçiren maddeler, güvensizliğin en üst düzeye çıktığı çürümüş ve kokuşmuş iğrenç hayatlar ve bir ülke. Yazarımız bir ceset etrafında tıpkı o cesette oluşan deformasyonlar gibi ülkeyide ele almış ve kitabında gayet sıkmadan merak uyandıracak ve farkındalık oluşturacak şekilde işlemiş. Anektod: Yazar Ahmet Ümit'le Antalya'da olan imza gününde biraraya gelmiş ve kitap imzalatırken kısa bir konuşma geçmişti aramızda. Onu gözlemlerken yazı yazıp imza atmaktan parmaklarının ve elinin titrediğini farkettim. Sanırım bu gerçek bir emeğin ve sağlam olan kaleminin ondaki fiziksel somut örneğiydi. Önceki okuduğum kitaplarda Başkomser Nevzat aklımda hep başka şekilde canlanıyordu fakat bu kitabı okurken Başkomser Nevzat artık benim için o kısacık görüşmede anımsadıklarımda Ahmet Ümit'in kendisi oldu. Ve buda benim zihnimde şimdiye kadar olan bir silüetle ilgili sırperdesini kaldırdı. :) Kitaba dönecek olursak eğer faili meçhul cesedimiz üzerindeki ve en çokta Başkomser Nevzat'ın aklındaki ve ruhundaki sırperdesi kalkmış iğrenç ve kötü bir hayat son bulmuştu. En azından vücudu ele geçiren onu kemiren çürüten bulaşıcı bir canavar artık yoktu. Tabiki bu hastalıkların biteceği anlamına gelmiyordu. Fakat en azından doğru teşhis ve tedavi ile hastalıklı bölgeler onarılmış ve bağışıklık sağlanmıştı. Bu vücut için yeni hastalıklarla savaşacak bir güç demekti... Bakalım bundan sonra Başkomser Nevzat yani Ahmet Ümit hangi olay veya olaylarla karşımıza çıkacak! :) Ve son olarak: Umarım;.yozlaşmadan, kirlenmeden ve kirletmeden, bütün iğrençlikleri, kötü olan duygu düşünce ve hisleri bir tarafa bırakıp, kendimizi yağmurun, doğanın bizi insan yapan bizi biz yapan o gerçeğe özümüze kavuşur ve öyle yaşarız.... "Kitaplar kirletmez onlar temizlenmek için var..." Kitapla ve yağmurla kalın... MAVİ KALEM Yırtıcı Kuşlar Zamanı Ahmet Ümit
1000Kitap
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,2bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.