·354 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Aralık 2025 16:42 İlk olarak Silmarillion'da bahsedilen fakat sayfalar arasında bir gölge gibi dolaşan Turin’in trajedisi, daha sonra J.R.R. Tolkien'in oğlu Christopher Tolkien tarafından derlenip toparlanarak roman haline getirilmiş. Uzun yıllar sonra bir kez daha okumaya karar verdim.
Morgoth tarafından lanetlenen Hurin, Yunan mitolojisindeki Prometheus gibi "yüksek bir tepeye" zincirlenir; kendi çocuklarının trajik sonunu adım adım izlemek zorunda bırakılır. Öyle bir tragedya ki Hurin'in oğlu Turin, kimlik karmaşası yüzünden uzun yıllar boyunca aradığı kız kardeşiyle bilmeden, yanlışlıkla evlenir. Bunu öğrendikten sonra da intihar ederler. Hikayedeki bu trajedi de annesiyle evlenen Oidipus'u anımsatıyor. "Oldboy" filmini bile hatırlattığı söylenebilir. Kahramanın kendi kaderinden kaçarken aslında onu gerçekleştirmesi üzerine kurgulanan bir hikaye.
Yunan tragedyalarında olduğu gibi, güçlü bir kahramanın yükselişinden çok onun katman katman düşüşünü, kaderinden kaçamayışını, bilmeden işlenen büyük bir günahı, önce direnmeyi sonra ise teslim olmayı okuyoruz aslında. Tolkien'in romanlarındaki belirgin umut teması bu hikayede pek yok. Kaderinden kaçmak için kendisine Turambar (kaderin efendisi) dese bile karanlık sonundan kaçamayan Turin'in dramatik sonu...