Bu kitap, Bosna Savaşı’nı büyük anlatılarla değil; küçük anlar, gündelik korkular ve sessiz kayıplar üzerinden anlatıyor. Saraybosna’da yaşanan savaş, bombalardan çok insanın iç dünyasında bıraktığı izlerle karşımıza çıkıyor. Parçalı anlatımı, savaşın kaotik ruhunu birebir hissettiriyor.
Bana kattığı en önemli şey, savaşın sadece cephede değil; evde, sokakta ve insanın zihninde yaşandığını fark ettirmesi oldu. Alıştığımız romanlardan farklı olarak olaydan çok hisse odaklanıyor. Okurken zaman zaman yorucu ama bir o kadar da sarsıcıydı. Bitirdiğimde, hafızanın ve tanıklığın ne kadar kıymetli olduğunu düşündüm.
Sessiz ama derin izler bırakan bir kitap.