·288 syf.····Okunma: 12 Aralık 2025 19:25 Kopuk Bağlar'a başlarken çok karmaşık ön yargılarım vardı. Sanki fantastik dünyası basit kalacakmış gibi de geliyordu çok akıcı bir şekilde okunup bayılabilirim gibi de geliyordu. Maalesef ben ilk düşünceme daha yakın kaldım sanırım. İncelememin devamında küçük spoilerlar olacak.
Yaklaşık 250 sayfa boyunca giriş bölümü okuyup gelişmeyi atlayıp neden direkt sonuca geçtik hiç anlam veremedim. Sürekli olarak ana karakterimizin "Yalnız olmak şöyle iyidir, ben zaten tehlikeliyim, şöyleyim böyleyim, herkes benden nefret ediyor." tarzı düşüncelerinden artık gına gelmişti. Yazar herhalde serim uzun olsun azıcık ucundan hikayeyi dokundurayım sonraki kitaplarda bir şeyler yaparım diyerek yazdı bu kitabı.
Konuya gelecek olursak konusu şudur olarak ne anlatabilirim onu bile bilmiyorum çünkü boş boş durup durup tüm olayları son 30 sayfada yaşadık. Şu an herhangi birine 5 dakika olanları anlatsam 2.kitaptan başlasa hiçbir eksiklik çekmez yani.
Aslında güzel bir fikir var bence ortada yani bu bağlar falan çok güzel şeyler oluşturulmaya açık bir konu ancak bir kişinin birden fazla bağının olması açıkçası beni rahatsız etti. Sanki yazar sevdiği erkek tiplemelerinden hangisini yazsa bilememiş de neden birini seçeyim diyerek kıza 5 erkek karakter yazmış gibiydi. Üstelik taciz sahnesi beni çok sinirlendirdi, ana karakter kız tüm bunları hiçbir şey olmamış gibi bağ mağ diyerek geçiştirip affederse çok sinirlenirim.
Kitap akıcıydı ama yazarın dili ok hoşuma gitmedi açıkçası. Gereksiz argo kullanımı olduğunu düşünüyorum yazarın bildiği bir tane hakaret varmış da karakterleri havalı göstermek için her sayfaya yazmış gibiydi.
Sonuç olarak pek beğendiğim bir kitap olmadı. Seriye belki bir ara devam ederim ama o anın şu an olduğunu sanmıyorum. Merak gidermek için denenebilecek bir kitaptı.