Gönderi

10/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 23:52
Zülfü Livaneli’nin Serenad romanı, okuru yalnızca bir hikâyenin içine değil, aynı zamanda tarihin gölgeli koridorlarına da davet ediyor. Kitabı bitirdiğimde kendime şu soruyu sorarken buldum: “Bu insanlar gerçekten yaşadı mı?” Uzun zamandır bir romanın bende böyle bir etki bıraktığını hatırlamıyorum. Romandaki karakterlerin ete kemiğe bürünmüşlüğü, olayların tarihsel gerçeklikle kurduğu bağ o kadar ikna edici ki, kurmacayla gerçek arasındaki sınır bilinçli olarak bulanıklaştırılmış gibi. Özellikle Max Wagner karakteri, bir roman kahramanından çok, arşivlerde izi sürülebilecek bir insan hissi veriyor. Livaneli’nin başarısı da tam olarak burada yatıyor: Okuru, anlatılanların uydurma olduğunu bilmesine rağmen, buna içten içe itiraz eder hale getirmek. Serenad, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda hafıza, suç, göç ve suskunluk üzerine yazılmış bir roman. Tarihin çoğu zaman üstü örtülen, konuşulması rahatsızlık veren sayfalarını, bireysel hayatların içinden anlatıyor. Bu yüzden roman, okunduktan sonra bitmeyen, zihinde dolaşmaya devam eden bir etki bırakıyor. Serenad
Duygu ve Düşünce
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
·
1 +1'leme
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.