Puan vermedi·283 syf.····Okunma: 13 Aralık 2025 18:20 “Yaşlı bir insan öldüğünde , bir kütüphane yanmıştır demektir”
Afrikada kültüründe , sözlü gelenek yazıdan daha çok güçlüdür; tarih ,hikayeler, bilgelik yazılı belgeden daha çok sözlü gelenekle aktarılır . Her ne kadar yaşlılara atfedilen bir söz olsa bile her insan eğitimi, sınıfı ,mesleği ne olursa olsun bir hikaye taşır.
Newton elma ağacının altında otururken kafasına düşen elma hikayesini herkes biliyordur. Basit gibi görünenin bu olay bizim başımıza gelse büyük ihtimalle sinirleniriz , öfkeleniriz hata benim başıma gelir anca böyle olaylar diyip sitemde edenimizde olabilir. Neden yere doğru düştüğünü sorgulamayız Onu yere çeken güç nedir?diye sormayız. Bizler Newton gibi olmasakta başımıza gelen küçük olayları , cümle içinde kullandığımız kelimelerin yada her gün gördüğümüz nesnelerin aklımıza gelebilecek daha bir çoğunu her şeyi “düşünelim” Mustafa inan öyle isterdi . hayat sorgulayıp anlamadırdığımız müddetçe yaşamaya değer.
Düşünmediğimiz hiç bir olayın derinliklerine kadar inemiyoruz. Olayları basit gördüğümüzden midir? neden bilmiyorum ama bir hikaye taşıdığını unutuyoruz. Sorgulamıyoruz; Üstün körü yaşıyoruz , üstün körü dinliyoruz , üstün körü görüyoruz…
Mustafa inan açık sistem adamıydı. Açık sistemde insanları her türlü çevreye açıktı, her oratama girebilirdi. Günümüzde pek mümkün olduğunu sanmıyorum biz kapalı sistem içindeyiz Türkiye’de insanların büyük çoğunluğu başkaları ne der diye düşünüyor. insanların toplumun düşüncelerine göre bir çember çiziyorlar. çemberin dışına çıkmadan hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar.
“En iyi öğretmeler , size nerden bakacağınız gösterir ama ne göreceğinizi söylemez”