Jean Giono hakkında biraz araştırma yaptığınızda, doğa merkezli bir bakış açısıyla yazdığını, savaş karşıtı olduğunu, insan-doğa ilişkisini irdelediğini öğreniyorsunuz. 1929 yılında yayımlanan Tepe romanı da Pan üçlemesinin ilk kitabı. Doğanın insan üzerindeki etkisini işlediği üç romanı üçleme olarak geçiyor. Tematik bağlantı var sanırım sadece. Doğa merkezli yazımı çevrecilik hareketlerine ilham kaynağı olmuş. En ilginci de savaş karşıtı olduğu için n-zi diye tutuklanması. Bu bilgiler ışığında çok da beklentiye girmeden okumaya başladım. Şiirsel üslup denilmesi biraz hevesimi de kaçırmıştı, şiirler üslupların çoğunu sevmeme rağmen bende hep olumsuz çağrışım oluyor
Sonuca geliyorum, anlatımını çok beğendim. On onbeş kişilik bir köyü anlatıyor. Köylülerin yaşadığı sorunlar, bunları batıl inançlarıyla yorumlamaları, doğayla çatışmaları…Panteist bir dünya görüşü bariz, vurguluyor. Köylüler, ilkellerin dünyayı yorumlamaya çalışması gibi doğal afetleri batılca anlamlandırıyorlar. Doğa bir karakter gibi. Giono şimdiki zaman kullanarak zamansız bir üslup yaratmış. Del Amo acaba Giono’dan etkilendi mi? Onun üslubunu, temalarını ilişkilendirdim Tepe’yle. Tabii Hayvan Hükümranlığı daha kompleks bir metin. Belki de doğa merkezli yazım geleneğinden oldukları için ben benzerlik kurdum. Hayvan Hükümranlığı