Puan vermedi·438 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Aralık 2025 13:58 “Uzaklarda,insanları çiğneyip geçen mahşerin dört atlısının nal seslerini duyar gibi oldu.Savaş kılıcını kavramış koca pazılı hayvansı genç irisini gördü ; sadağında veba oklarıyla iğrenç iğrenç sırıtan okçuyu ; açlık terazisiyle kel kafalı cimriyi ; atının üstünde ecelin tırpanıyla ilerleyen cesedi gördü.İnsanoğluna varlıklarını duyuran tek alışılmış ve dehşetengiz ilahlar olarak tanıdı onları.Geri kalan her şey düşten ibaretti.Gerçek olan mahşerin dört atlısıydı…”
Mahşerin dört atlısı , Hristiyanlıkta ortaya çıkacağına inanılan dört atlı.
Bazı akademisyenlere göre beyaz at ve binicisi İsa’yı , kızıl at ve binicisi kan ve savaşı , siyah at ve binicisi kıtlığı , soluk renkli at ve binicisi salgın hastalıkları ve ölümü sembolize eder.
(Kaynak : Wikipedia)
Yaklaşık iki haftalık okuma serüvenim bitti ve #okudumbitti ye bir kitap daha ekledim.
Dört atlının sembolize ettiği her şeyi kitapta ayrıntıları ile görüyoruz.
1914-1918 Birinci Dünya Savaşı’nın ülkeler ve insanlık üzerindeki soğuk etkileri , insanların savaş öncesi ve savaş aonrası durumlarının oldukça iyi bir şekilde betimlendiği bir eser.
Ben her duyguyu hissettim..
Yazarın bu savaşı yaşamış olması , cepheye gazeteci olarak gidip incelemelerde bulunması , özellikle baş karakter Julio’ya kendi karakterinden ve hayatından bir şeyler katması kitabın derinliğini arttırıyor.
Başından sonuna kadar hiç kopmayan bir olay örgüsü ile esere hayran kaldım.
Yapılmış iki filmi var , yakın zamanda izlemek istediklerim arasında..
Kitap tavsiyemdir , okuyunuz .
Keyifli okumalar olsun…