Gunesi kullere teslim etmis bir dünya..
1000 yıldır hüküm süren ölümsüz bir hükumdar..
Köleler ve soylular arasında sinirlanmis bir hayat düzeni..
Ve bu düzene isyan eden bir hırsız..
Sissoylular siskanlar obligator ve sorgucular..
Tarihi ve dinleri yeryüzünden silen bir iradeye karşı küçük bir kız in savaşı.. Ve umut..
Brandon Sanderson günümüzün en iyi hikaye anlaticilarindan biri..Aynı zamanda kitaplarında kadın kahramanlara hak ettiği saygıyı da gösteren bir yazar..Elantris deki "Sarene"Savaskiran daki "vivienna"ve "siri" ve nihayetinde Sissoylu da Vin karakteri..
Kalsier,ham,vin,sazed,breeze,dockson ve finalinde elend o kadar iyi yazılmış ve gelişim gösteren karakterler ki yazarın sizi 700 sayfanın içine çekmesi çok da zor olmuyor..
Büyü sistemi ise müthiş bir şekilde işlenip hikayenin içine yedirilmis..
Allomensi , ferukemi bilimi ve sanderson romanlarının hemen hepsinde görülen "dinler ve dinlere bakış acisi" o kadar güzel işlenmiş ki merakla sayfaların içinde kaybolup gidiyorsunuz..
Aksiyon sahnelerinden daha çok Balolardaki politik hamleleri sevsemde destansı finali inanılmaz begendim..
Karşımızdaki kitap;yaraticisinin hayatımın eseri dediği "Firtina isigi arşivine"giden yolda yarattığı Cosmer evrenindeki en sağlam yapı taşlarından biri olan Sissoylu serisi.. fantastik edebiyatın zirvelerinden biri..
Mutlaka okuyun okutturun..Sanderson ile kalın.. sevgiler..